Günlük Özet

Süreçte yer alan tüm dava aşamalarını aşağıdaki akış çizelgesinden takip edebilirsiniz. Kartlara tıklayarak ayrıntılı içeriği görüntüleyebilirsiniz.

📅 07.05.2026
HAFTAYA DAHA GÜÇLÜ OLACAĞIZ!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın bugününde Fatih Keleş'in tutuklu oğlu Mustafa Keleş'in cezaevi koşullarına dair kan donduran ifşaları, iddianamedeki akıl almaz "isim karışıklığı" skandalı ve avukatların "Eğer burada bir suç varsa eski...
Detayı Gör
📅 06.05.2026
"SANIK DEĞİL ESİR!"
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 32. gününde Cebeci maden sahasıyla ilgili iddialar üzerinden yargılanan sanıkların savunmaları dinlendi. İddianamenin sanıkları nasıl bir girdaba soktuğu, "ofisboy" olarak çalışan bir babanın gözyaşları...
Detayı Gör
📅 05.05.2026
"Yargılama Değil, Algı Yönetimi Yapmak İstiyorlar"
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 31. gününde savunmalara geçilemeden mahkeme salonunda eşine az rastlanır bir kriz yaşandı. Mahkeme heyetinin avukatların tahliye taleplerini dinlemeyi reddetmesiyle başlayan gerilim, mikrofonların kapat...
Detayı Gör
📅 04.05.2026
"Bu Sabahtan Daha Güçlüyüz, Çöktü!"
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası’nın 30. gününde yapılan tutukluluk incelemesi sonucunda 15 kişi tahliye edilirken, 77 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi. İtirafçı Adem Soytekin’in usulsüzlük iddialarına rağmen tahliye edilmesi ...
Detayı Gör
📅 30.04.2026
İMZASIZ TARİHÇİ
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası’nın 30. gününde yapılan tutukluluk incelemesi sonucunda 15 kişi tahliye edilirken, 77 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi. İtirafçı Adem Soytekin’in usulsüzlük iddialarına rağmen tahliye edilmesi ...
Detayı Gör
📅 29.04.2026
YILLAR KARIŞTI, YALAN ÇIKTI!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 29. gününde, tutukluluk incelemesi öncesinde sorgusu alelacele öne alınan "örgüt yöneticisi" itirafçı Adem Soytekin'in avukatlarının savunmaları ile Adem Başer'in çapraz sorgusu gerçekleştirildi. Salond...
Detayı Gör
📅 28.04.2026
ÇÖKTÜ, ÇÖKTÜ!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 28. gününde tüm gözler, avukatların "senaryoya boyun eğerek serbest kaldığını" iddia ettiği ve savunma sırasının öne alınması kriz yaratan itirafçı Adem Soytekin'deydi. Ancak "Örgüt yöneticisi" olarak i...
Detayı Gör
📅 27.04.2026
"Tutsak Edilen Benim Savunma Hakkı"
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 27. celsesinde; Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın "Kuyu tipi" hapishane koşullarını anlattığı duygu yüklü savunması, duruşma savcısına yönelik "tehdit" eleştirileri ve itirafçı Adem ...
Detayı Gör
📅 22.04.2026
HAKİKATLER ASLA KAYBOLMAZ!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 26. celsesi, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın tarihi savunmasına, iddianamedeki "sahte tutanak" iddialarına ve itirafçı Adem Soytekin'in savunmayı bölmesiyle çıkan arbedeye sahne oldu.
Detayı Gör
📅 21.04.2026
GERÇEKLERE DAYANMAYAN BİR İDDİANAME UYDURULUR!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 25. gününde, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun mantık sınırlarını zorlayan iddialara verdiği yanıtlar ve Ekrem İmamoğlu'nun "Ahtapotun kolları" çıkışı duruşmaya damga vurdu. Duruşma savcısının...
Detayı Gör
📅 20.04.2026
ORTADA HİÇBİR ÖRGÜT YOK!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 24. celsesinde; Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun savunmaları, iddianamedeki mantık hatalarını, yetki/tarih çelişkilerini ve sanıkların le...
Detayı Gör
📅 16.04.2026
FETRET DÖNEMİ İZLERİ!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 23. celsesine; Ekrem İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın'ın avukatlarının "medya kurgusu" ifşaları, güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen'in 11 yaşındaki oğlunun yaşadığı akran zorbalığı ve Bakırköy Bel...
Detayı Gör
📅 15.04.2026
BEN MİLLETİMİN GÖNLÜNDEYİM!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 22. gününde KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt'un avukat savunmaları tamamlanırken, İBB Koruma Müdürü Mustafa Akın'ın "jammer (sinyal kesici)" ve "gizli kasa" iddialarına verdiği tarihi yanıtlar gün...
Detayı Gör
📅 14.04.2026
MERT OLUN, NAMERTLİK BEŞ PARA ETMEZ!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 21. gününde, dijital reklamcı Esma Bayrak ve KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un savunmaları dinlendi. İddianamedeki çelişkilerin ifşası, "Eylem 13" suçlamasındaki savcılık kurgusuna isyan ve Ekre...
Detayı Gör
📅 13.04.2026
ARKAMIZDA MİLLET VAR!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 20. gününe; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kendisini tehdit eden savcıya yönelik sert uyarısı, siyasi danışman Necati Özkan'ın itirafçı beyanlarını tarihlerle çökertmesi ve avukatların davayı "M...
Detayı Gör
📅 09.04.2026
SEÇİM KAZANDIRAN KAMPANYA SUÇ MU?
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 19. gününde, "kişisel veri ihlali" ve "casusluk" iddialarının odak noktasındaki İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek ile Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan'ın savunmaları görüldü. Avukatları...
Detayı Gör
📅 08.04.2026
Kurt Kuzuyu Yemeyi Kafasına Koymuş!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 18. gününde bilişim ve dijital iletişim çalışanlarının savunmaları alınırken; cezaevi koşullarının insaniyet dışı boyutu, savcılığın teknik konulardaki yetersizliği ve davanın "Ergenekon" sürecine benze...
Detayı Gör
📅 07.04.2026
Hiç Açılmayan Uygulama Bizi Nasıl Takip Edecek?
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 17. gününde, "bilişim ve veri" üzerine kurulan suçlamaların teknik ve mantıksal olarak nasıl çöktüğüne şahit olundu. Hiç yayınlanmamış bir uygulamadan "konum takibi" yapıldığı iddiası, bir düğün davetiy...
Detayı Gör
📅 06.04.2026
"İddia Makamı, Dosyadaki Tek Suç Örgütüdür"
📍 Silivri Zindanı
18 kişinin tahliye edilmesiyle yeni bir evreye giren İBB Davası'nın 16. gününe; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tahliyelerle ilgili yaptığı değerlendirmeler, avukatların "avukatlar eliyle rüşvet/şantaj" iddiaları ve "İ...
Detayı Gör
📅 02.04.2026
Adalet Gecikirse Ülke Batar
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 15. gününde, gün boyu süren tahliye taleplerinin ve avukatların çarpıcı savunmalarının ardından beklenen ara karar açıklandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mahkeme heyetine yönelik "Baba için evlat reh...
Detayı Gör
📅 01.04.2026
Suçu İmamoğlu'nun Avukatı ve Kayınbiraderi Olmak!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 14. gününde tutuklu sanıkların avukatları tahliye taleplerini mahkeme heyetine sundu. İddianamedeki mantık hatalarına yönelik sert eleştiriler, gizlenen lehte delillerin ifşası ve sanık yakınlarının duy...
Detayı Gör
📅 31.03.2026
Bu Bir Hissiyatnamedir!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 13. gününde tahliye talepleri görüşülürken, duruşma savcısı 7 kişinin tahliyesini istedi. Avukatların iddianameye yönelik "hissiyatname" ve "isim/kişi karıştırma" eleştirileri güne damgasını vururken, m...
Detayı Gör
📅 30.03.2026
Burası Naklen mi Yayınlanıyor?
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 12. gününe; bir itirafçının "Ben yandıysam herkesi yakacağım" şeklindeki kan donduran şantajı, savcılığın SGK ve Valilik belgelerini hiçe sayarak tutuklama talep etmesi ve Ekrem İmamoğlu'nun "Burası nak...
Detayı Gör
📅 26.03.2026
Beni Yakın Ama Bu Vebale Girmeyin!
📍 Silivri Zindanı
BB Davası 11. Gün Özeti: "Beni Yakın Ama Bu Vebale Girmeyin!" ve Hastaneye Kaldırılan Başkan

İBB Davası'nın 11. celsesinde; İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın isyanı, yeğen Murat Keleş'in "Aynı ailed...
Detayı Gör
📅 25.03.2026
ÇÖKEN İDDİANAME!
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın 10. gününde, tutuklu ilçe belediye başkanlarının savunmaları öne çıktı. Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık'ın duygusal şiiriyle bitirdiği savunmasında iddianamedeki çelişkileri tek tek çü...
Detayı Gör
📅 24.03.2026
"Gelecekten Gelip Rüşvet Vermişler!"
📍 Silivri Zindanı
İBB davasının 9. celsesinde; Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan'ın ranta geçit vermediği için tutuklandığını savunduğu çarpıcı ifadeleri, sanık Altan Ertürk'ün avukatının ortaya çıkardığı "zamanda yolculuk" r...
Detayı Gör
📅 23.03.2026
“TABLOLAR ÇÖP NİTELİĞİNDEDİR”
📍 Silivri Zindanı
İBB Davası'nın bayram sonrası görülen 8. celsesine; Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın rüşvet iddialarını verilerle çürütmesi, avukatların iddianamedeki tarih ve rakam hatalarını tek tek ifşa etmesi ve İBB Başkanı Ekre...
Detayı Gör
📅 18.03.2026
"Önüne Koydukları İsmi Söylüyor."
📍 Silivri Zindanı
İBB davasının bayram tatili öncesindeki 7. celsesinde; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mahkeme heyetine yönelik uyarıları, itirafçı avukatının "yönlendirme" sorusu ve Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın iddiaları çürüt...
Detayı Gör
📅 17.03.2026
7 Yıl Yatarım, İftira Atmam
📍 Silivri Zindanı
İBB davasının 6. celsesinde; gazetecilerin salonun "kör noktasına" sürülmesi, siyasilere yönelik giriş engelleri ve tutuklu sanıkların itirafçılık baskılarını ifşa etmesi öne çıktı. Günün en çarpıcı tespiti ise sanık ...
Detayı Gör
📅 16.03.2026
BAŞLAMADAN BİTEN DURUŞMA
📍 Silivri Zindanı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 5. günü; sabahın erken saatlerinde başlayan olağanüstü güvenlik önlemleri, basına yönelik 'Turkuaz Kart' dayatması ve duruşma salonunda yaşanan milletvekili-cübbe gerginl...
Detayı Gör
📅 12.03.2024
BUGÜNLER DE GEÇER!
📍 Silivri Zindanı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 4. gününe; itirafçıların çelişkili ifadeleri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "İftira makamı" çıkışı, salondaki duygusal anlar ve mahkeme başkanının gazetecilerin yerini d...
Detayı Gör
📅 11.03.2024
BİR TUTSAKLIK DRAMI
📍 Silivri Zindanı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının üçüncü gününde; salondaki jandarma gerginliği, tutuklu sanıkların cezaevindeki can güvenliği endişeleri, itirafçıların çelişkili ifadeleri ve İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı...
Detayı Gör
📅 10.03.2024
BU İDDİANAMENİN ADI İFTİRANAMEDİR.
📍 Silivri Zindanı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının ikinci gününe; Ekrem İmamoğlu'nun etrafına kurulan jandarma barikati, İmamoğlu'nun "iftiraname" çıkışı, avukatların salona alınmaması ve savunmalardaki "ışınlanma" detayl...
Detayı Gör
📅 09.03.2024
Biraz Mertliği Varsa Tek Başına Benimle Mücadele Eder
📍 Silivri Zindanı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının Silivri'de görülen duruşması; yoğun güvenlik önlemleri, mahkeme başkanı ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki sert diyaloglar ve mahkeme heyetinin salonu terk etmesiy...
Detayı Gör
HAFTAYA DAHA GÜÇLÜ OLACAĞIZ!
Başlık: HAFTAYA DAHA GÜÇLÜ OLACAĞIZ!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 07.05.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın bugününde Fatih Keleş'in tutuklu oğlu Mustafa Keleş'in cezaevi koşullarına dair kan donduran ifşaları, iddianamedeki akıl almaz "isim karışıklığı" skandalı ve avukatların "Eğer burada bir suç varsa eski bakanlara da dava açın" şeklindeki resti damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
"Suç Varsa Berat Albayrak'a, Fatih Dönmez'e, Davut Gül'e de Dava Açın!" Cebeci maden sahasına yönelik iddialardan tutuklu bulunan Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetinbaş, savcılığın kurgusunu devletin resmi belgeleriyle yerle bir etti. Söz konusu maden bölgesinin Cumhurbaşkanlığı 2. 100 Günlük Eylem Planı’nda yer aldığını ve bizzat Enerji Bakanlığı'ndan ödül alındığını hatırlatan Çetinbaş, iddia makamına şöyle meydan okudu: "Ortada böyle bir iddia ve suç varsa; Berat Albayrak, Fatih Dönmez, Alparslan Bayraktar, Mithat Cansız, İstanbul Valisi Davut Gül ve Mahmut Kaşıkçı'ya da dava açılmasını beklerdik. Bu iddianameyi hazırlayan savcılar mevzuatı bilmiyor!" Cinayet Koğuşunda Verem Salgını ve "Rehine" İsyanı Fatih Keleş'in oğlu tutuklu sanık Mustafa Keleş'in savunması, cezaevinde yaşanan insanlık dramını gözler önüne serdi. Avukatı tarafından davada bir "rehine" olarak tanımlanan Keleş, 11 aydır yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "11 aydır 60 kişinin yaşadığı cinayet koğuşunda kalıyorum. Yerde vardiyalı bir şekilde yatıyoruz. Öz kardeşini bıçaklayan bile benden sonra gelip benden önce tahliye oldu. Ben neden hala tutukluyum? Üstelik koğuşum verem salgını nedeniyle karantinaya alındı." Keleş ayrıca, muhasebe programlarına erişimi olmadığını ve hayatında hiç fatura kesmediğini belirterek "Örgüt yöneticisi (babası) ile örgüt üyesi (kendisi) arasında baba-oğul ilişkisi dışında hiçbir bağ yok" dedi. İddianamede Bir "İsim Karışıklığı" Skandalı Daha! Daha önceki duruşmalarda yaşanan "Başka Mehmet Karataş'ın HTS kaydıyla tutuklanma" skandalının bir benzeri Mustafa Keleş için de ortaya çıktı. Avukat Nergis İnce, müvekkiline ait olduğu iddia edilen örgüt irtibat kayıtlarının aslında başka bir müteahhit olan "Mustafa Keleş"e ait olduğunu açıkladı. Avukat İnce, "Bunlarla başa çıkmaya çalışırken isyan ettim. Buna iddianame değil, varsayımname diyorum" diyerek duruma tepki gösterdi. İmamoğlu'nun Sesi Titredi: "Devlet Adına Özür Diliyorum" Mustafa Keleş'in savunması sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu duygusal anlar yaşadı. Sesi titreyen İmamoğlu, "Mustafa, değerli kardeşim, bu olaylar yaşanmasaydı seninle bayramdan bayrama dışında bir sohbetimiz olur muydu? Allah hiçbir babaya böyle evlat işkencesi yaşatmasın, ben bu devlet adına özür diliyorum" dedi. Duruşma sonunda salonu terk ederken izleyicilere seslenen İmamoğlu, kararlılığını şu sözlerle vurguladı: "Bu hafta daha güçlüyüm demiştim. Haftaya daha da güçlü olacağız. Bu iftiraname, gıybetname, terfiname denilen lanet şey çöptür, çöp!"
"SANIK DEĞİL ESİR!"
Başlık: "SANIK DEĞİL ESİR!"
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 06.05.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 32. gününde Cebeci maden sahasıyla ilgili iddialar üzerinden yargılanan sanıkların savunmaları dinlendi. İddianamenin sanıkları nasıl bir girdaba soktuğu, "ofisboy" olarak çalışan bir babanın gözyaşlarıyla, 14 aydır "tahtakurularıyla yattığını" söyleyen bir sanığın isyanıyla gün yüzüne çıktı.

Ayrıntılı İçerik
"Ben Nasıl Bir Aile Reisi Oldum? Ofisboy Olarak Uyuşturucu Koğuşundayım!" Kuzey İstanbul şirketinde ofisboy olarak çalışan tutuklu sanık Ahmet Güldü'nün savunması salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Bankaya para yatırma yetkisi veren şirket vekaletnamesi yüzünden tutuklandığını belirten Güldü, isyanını şu sözlerle dile getirdi: "70 kişiyle aynı yerde kalıyorum. Hepsi de uyuşturucudan içeride. Ben ne yapmışım da devlet beni bu insanlarla yatırıyor? Seneye üniversite sınavına girecek evladım 'İstersen okulu bırakırım' diyor. Eşim buraya gelebilmek için gündelik işe gidiyor. Ben böyle bir aile reisi olmadım hiçbir zaman. Beni bu duruma düşürenleri Allah'a havale ediyorum." Güldü ayrıca, savcılıkta verdiği ifadede kendi lehine olan bazı kısımların (komisyon almadığını belirtmesi vb.) kasıtlı olarak tutanağa geçirilmediğini iddia etti. İmamoğlu'ndan "Adli Kontrol" Çıkışı ve Hakime Uyarı Ofisboy Ahmet Güldü'nün savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, dünkü duruşmada mahkeme başkanının haftalık tahliye talebi almayı reddetmesine ve tutukluluk sürelerine sert tepki gösterdi: "Benim şoförüm 8 ay yattı. Benim iki belediye başkanım size neyi anlatamadı? Sakın kararlarınızın bu mahkemeyle sınırlı olacağını düşünmeyin. Sayın başkan içimiz yanıyor, insanlar tutuksuz yargılanmalı diyoruz. Ev hapsi verin, adli kontrol verin! Şimdi bu adam (Ahmet Güldü) 3 hafta tahliye incelemesi mi bekleyecek? Sizin vicdanınıza bırakıyorum." Hakan Karanis: "14 Aydır Tahtakurularıyla Yatıyoruz, Adalet Bakanı Buraya El Atsın" Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı olan ve Murat Gülibrahimoğlu ile İmamoğlu arasında "köprü" olmakla suçlanan Hakan Karanis, iddiaları yalanladı. Sırf İmamoğlu'nun diploma davasına destek verdiği için hedef seçildiğini belirten Karanis, cezaevi koşullarının vahametine dikkat çekti: "14 aydır tahtakurularıyla yatıyoruz. Adalet Bakanımıza sesleniyorum, şu cezaevlerine bir el atsın. Genç bir çocuk var, sabah namaz kılan birini yumrukladı. Boğazını kesen çocukla 3 ay beraber kaldım. İtirafçı Sarp Yalçınkaya'nın seviyesiz beyanlarıyla yatıyorum. Bu ifade çöp bile olamaz; çöpün bir değeri var, en azından dönüştürülüyor." Karanis ayrıca, banka hesaplarına konulan blokeler yüzünden emekli maaşını bile alamadığını, kredi kartı borçlarını ödeyemediğini ve avukatlarına vekalet dahi veremediğini açıkladı. "Savcı Benden Paraların Yerini Söylememi İstedi" Hakan Karanis'in avukatı Ahmet Kurtuluş, soruşturma savcısı C.C.S. ile arasında geçen skandal bir diyaloğu ifşa etti. Avukat Kurtuluş, savcının kendisine; "Müvekkiline söyle paraların yerini söylesin. Ekrem'e söyle paraların yerini söylesin" dediğini, kendisinin de "Ben garip bir avukatım, Ekrem dediğin 5 milyon oy almış biri. Git Ekrem Bey'i çağır, kendisine sor" yanıtını verdiğini anlattı. "Türkiye Cumhuriyeti Bir Örgüt mü?" Hasan Tahsin Sönmez’in avukatı Serhat Aydoğan, müvekkilinin örgüt varlığından haberdar olmadığını belirterek suçlamalardaki absürtlük seviyesini şu sözlerle özetledi: "Müvekkilimin karşısında Bakanlık, Valilik ve İBB vardır. Eğer bir örgütten bahsediyorsak, bu örgüt Türkiye Cumhuriyeti’dir."
"Yargılama Değil, Algı Yönetimi Yapmak İstiyorlar"
Başlık: "Yargılama Değil, Algı Yönetimi Yapmak İstiyorlar"
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 05.05.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 31. gününde savunmalara geçilemeden mahkeme salonunda eşine az rastlanır bir kriz yaşandı. Mahkeme heyetinin avukatların tahliye taleplerini dinlemeyi reddetmesiyle başlayan gerilim, mikrofonların kapatılmasına, salonun terk edilmemesine ve duruşmanın yarına ertelenmesine kadar vardı.

Ayrıntılı İçerik
"Fethullahçılar Bile 2 Haftada Bir Talep Alırdı" Kriz, mahkeme başkanının tahliye talepleri için ay sonunu bekleme kararına avukatların isyan etmesiyle başladı. Avukat Tora Pekin haftalık değerlendirme yapılması gerektiğini savunurken, Avukat Kazım Yiğit Akalın duruma şu çarpıcı sözlerle tepki gösterdi: "Allah'ın Fethullahçıları bile 2 haftada bir tahliye talebi alırdı. Şimdi siz almıyorsunuz. İnfazı dolanlar tahliye olamayıp itirafçılar tahliye olunca biz de talepte bulunmak zorundayız." Avukat Baran Kaya'nın tepkisi üzerine mahkeme başkanı mikrofonu kapattırarak, "Gözümün içine bakıp talimatla iş yapıyorsunuz diyen avukatı dinlemem, böyle devam ederseniz sizi salondan çıkartırım" dedi. İmamoğlu ve Sanıklardan Salonu Terk Etmeme Eylemi Yaşanan tartışmaların ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verip salonun boşaltılmasını istedi. Ancak sanıklar ve avukatlar salonu boşaltmayı reddetti. Ekrem İmamoğlu jandarmaya ve mahkeme heyetine sert çıkarak direniş başlattı: "Biz pinpon topu muyuz götürüp getiriyorsunuz? Salondan çıkmayacağız. Önce beni yaka paça aşağı indirsinler. Ben buradayım, beni indirin yaka paça, kullanın yetkinizi! Bu çocuk oyuncağı değil, burada herkes insan." Yasaklı Koridorda "Yandaş Medya" Skandalı Salon krizi devam ederken adliye koridorlarında bir başka skandal patlak verdi. İtirafçı Servet Yıldırım'la röportaj yapan gazeteci Ferhat Murat'ın, sadece hakim ve savcıların girebildiği yasaklı koridorda görülmesi avukatları çileden çıkardı. Murat'ın sosyal medyadan Avukat Tuğba Torun'u provokasyonla suçlaması üzerine Torun, "Sana dava açacağım. Erkeksen gel burada konuş" diyerek tepki gösterdi. İmamoğlu: "Yargılama Değil, Algı Yönetimi Yapmak İstiyorlar" Mahkeme heyetinin salona dönmemesi üzerine mübaşir duruşmanın yarına ertelendiğini duyurdu. Salon boşaltılırken Ekrem İmamoğlu yaşananları şu sözlerle özetledi: "Mahkeme heyeti yargılama yapmak istemiyor. Yandaş bir medya görevlisini kimsenin giremediği yere alıp parmak sallamasını sağlayan akıl yargılama yapmak istemiyor, algı yönetmek istiyor."
"Bu Sabahtan Daha Güçlüyüz, Çöktü!"
Başlık: "Bu Sabahtan Daha Güçlüyüz, Çöktü!"
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 04.05.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası’nın 30. gününde yapılan tutukluluk incelemesi sonucunda 15 kişi tahliye edilirken, 77 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi. İtirafçı Adem Soytekin’in usulsüzlük iddialarına rağmen tahliye edilmesi avukatların protestosuna neden olurken; Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki "ayrıcalık" tartışması duruşmaya damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
15 Kişi Özgürlüğüne Kavuştu, 77 Kişi İçeride Kaldı Mahkeme heyeti; Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Nuri Cem Ceylan, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Esma Bayrak, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Beyoğlu dosyasıyla birleşen davada toplam tutuklu sayısı 77’ye düştü. Bir sonraki tutukluluk değerlendirmesinin Kurban Bayramı öncesinde yapılması kararlaştırıldı. İmamoğlu-Hakim Arasında "Salondan Atma" Tehdidi Duruşmada söz hakkı isteyen Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında sert bir diyalog yaşandı. Mahkeme başkanının İmamoğlu’na "Size ayrıcalık tanımayacağız" demesi üzerine İmamoğlu, "Ayrıcalık zaten iddianameyle yapılmış" karşılığını verdi. Gerilimin tırmanması üzerine mahkeme başkanı "Böyle devam ederse salondan çıkaracağım" diyerek İmamoğlu’nu tehdit etti. İmamoğlu ise "Ben 10 korumayla gelip buraya kafasını eğerek giren biri değilim" diyerek geri adım atmadı. "İmzasız İtirafçı" Tahliye Edildi, Avukatlar Sıralara Vurarak Protesto Etti Günün en çok tartışılan konusu, itirafçı Adem Soytekin’in tahliyesi oldu. Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin dosyada hala imzasız olduğu ve CMK 147. maddesine göre bu tutanağın geçersiz sayılması gerektiği vurgulandı. Buna rağmen savcılığın ve mahkemenin tahliye kararı vermesi, duruşma salonundaki avukatlar tarafından sıralara vurularak protesto edildi. Beyoğlu Dosyası: "Eşiyle Görüşmesi Suç Delili Sayıldı" İBB dosyasıyla birleştirilen Beyoğlu Belediyesi davasına ilişkin savunmalarda ise hukuk skandalları havada uçuştu. Tutuklu İsmail Akkaya’nın avukatı Hüseyin Doğan Sevim, müvekkilinin eşiyle olan HTS kayıtlarının (telefon görüşmelerinin) iddianameye "suç delili" olarak konulduğunu açıkladı. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in avukatı Şükrü Kocuk ise, 6 aydır tutuklu olan müvekkili hakkında MASAK raporlarında tek bir maddi bulgu olmadığını, savcılığın delil toplama gereği bile duymadan tutukluluğu sürdürdüğünü belirtti. İmamoğlu: "Bu Sabahtan Daha Güçlüyüz, Çöktü!" Karar sonrası salon boşaltılırken oldukça enerjik olduğu gözlenen Ekrem İmamoğlu, izleyicilere el sallayarak seslendi: "Kendinize iyi bakın, güçlü olun. Pazartesi yeni bir gün başlayacak. Bu sabahtan daha güçlüyüz. Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!" Dilek İmamoğlu da duruşma çıkışında "Bugün bu dosyanın tamamı tahliye olacak" diyerek inancını belirtti.
İMZASIZ TARİHÇİ
Başlık: İMZASIZ TARİHÇİ
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 30.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası’nın 30. gününde yapılan tutukluluk incelemesi sonucunda 15 kişi tahliye edilirken, 77 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi. İtirafçı Adem Soytekin’in usulsüzlük iddialarına rağmen tahliye edilmesi avukatların protestosuna neden olurken; Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki "ayrıcalık" tartışması duruşmaya damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
15 Kişi Özgürlüğüne Kavuştu, 77 Kişi İçeride Kaldı Mahkeme heyeti; Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Nuri Cem Ceylan, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Esma Bayrak, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Beyoğlu dosyasıyla birleşen davada toplam tutuklu sayısı 77’ye düştü. Bir sonraki tutukluluk değerlendirmesinin Kurban Bayramı öncesinde yapılması kararlaştırıldı. İmamoğlu-Hakim Arasında "Salondan Atma" Tehdidi Duruşmada söz hakkı isteyen Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında sert bir diyalog yaşandı. Mahkeme başkanının İmamoğlu’na "Size ayrıcalık tanımayacağız" demesi üzerine İmamoğlu, "Ayrıcalık zaten iddianameyle yapılmış" karşılığını verdi. Gerilimin tırmanması üzerine mahkeme başkanı "Böyle devam ederse salondan çıkaracağım" diyerek İmamoğlu’nu tehdit etti. İmamoğlu ise "Ben 10 korumayla gelip buraya kafasını eğerek giren biri değilim" diyerek geri adım atmadı. "İmzasız İtirafçı" Tahliye Edildi, Avukatlar Sıralara Vurarak Protesto Etti Günün en çok tartışılan konusu, itirafçı Adem Soytekin’in tahliyesi oldu. Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin dosyada hala imzasız olduğu ve CMK 147. maddesine göre bu tutanağın geçersiz sayılması gerektiği vurgulandı. Buna rağmen savcılığın ve mahkemenin tahliye kararı vermesi, duruşma salonundaki avukatlar tarafından sıralara vurularak protesto edildi. Beyoğlu Dosyası: "Eşiyle Görüşmesi Suç Delili Sayıldı" İBB dosyasıyla birleştirilen Beyoğlu Belediyesi davasına ilişkin savunmalarda ise hukuk skandalları havada uçuştu. Tutuklu İsmail Akkaya’nın avukatı Hüseyin Doğan Sevim, müvekkilinin eşiyle olan HTS kayıtlarının (telefon görüşmelerinin) iddianameye "suç delili" olarak konulduğunu açıkladı. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in avukatı Şükrü Kocuk ise, 6 aydır tutuklu olan müvekkili hakkında MASAK raporlarında tek bir maddi bulgu olmadığını, savcılığın delil toplama gereği bile duymadan tutukluluğu sürdürdüğünü belirtti. İmamoğlu: "Bu Sabahtan Daha Güçlüyüz, Çöktü!" Karar sonrası salon boşaltılırken oldukça enerjik olduğu gözlenen Ekrem İmamoğlu, izleyicilere el sallayarak seslendi: "Kendinize iyi bakın, güçlü olun. Pazartesi yeni bir gün başlayacak. Bu sabahtan daha güçlüyüz. Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!" Dilek İmamoğlu da duruşma çıkışında "Bugün bu dosyanın tamamı tahliye olacak" diyerek inancını belirtti.
YILLAR KARIŞTI, YALAN ÇIKTI!
Başlık: YILLAR KARIŞTI, YALAN ÇIKTI!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 29.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 29. gününde, tutukluluk incelemesi öncesinde sorgusu alelacele öne alınan "örgüt yöneticisi" itirafçı Adem Soytekin'in avukatlarının savunmaları ile Adem Başer'in çapraz sorgusu gerçekleştirildi. Salonda küfür ve "film çekeceğiz" iddiaları tansiyonu bir kez daha yükseltti.

Ayrıntılı İçerik
Rüşvetin Tarihini Kimse Bilmiyor: 2021 mi, 2022 mi, 2023 mü? KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt'a verildiği iddia edilen 500 bin dolarlık "rüşvet" suçlamasında, iddia makamının kurgusu tarih çelişkileriyle yerle bir oldu. Adem Soytekin'in dünkü ifadesinde rüşveti "2022" yılında verdiğini söylemesine, kendi şoförünün "2023" demesine ve eski ortağının "2021" demesine dikkat çeken sanık avukatları, Soytekin'in avukatı Simge Büyük'ü terletti. Avukat Büyük, iddiaların merkezindeki bu rüşvet parasıyla ilgili "Hakediş alacağının zamanında ödenmesi içindi" diyerek durumu savunmaya çalıştı ancak iddia makamının "zaman-mekan" bütünlüğü sağlayamadığı bir kez daha ortaya çıktı. "Sen Rolünü Oyna, Biz Film Çekeceğiz" ve Küfür İddiası Salonda Gerginlik Yarattı Adem Soytekin, dün başladığı "baskı görüyorum" iddialarına bir yenisini daha ekledi. İtirafçılıktan vazgeçen Murat Kapki'nin kendisine "Film çekeceğiz, rolünü oynar mısın?" dediğini, Buğra Gökçe'nin ise araya girerek küfürlü bir şekilde "O rolü oynayacak ... çocuğu buluruz" dediğini iddia etti. Bu iddialar üzerine Ekrem İmamoğlu "Çok ayıp, zan altında kalıyoruz. Kime ne saygısızlık yapmışız" diyerek tepki gösterdi. Murat Kapki ise Soytekin'e "Yalan konuşuyorsun" diyerek bağırdı. Buğra Gökçe'nin avukatı söz hakkı istese de mahkeme başkanı bu talebi reddetti. "Örgütün Amacından, Yöneticisinin Bile Haberi Yok!" Soytekin'in avukatı Ahmet Burak Bilgin, savcılığın "Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı adaylığı için finans sağlıyordu" iddiasını Soytekin üzerinden çürüttü: "Örgütün iddia edilen amacından müvekkilim ve örgütün yöneticilerinin bile haberi yok. Savcılığın liderden alınan bir talimat olduğuna dair hiçbir delili yoktur." Avukat Bilgin, müvekkilinin KİPTAŞ’ın düzenlediği 43 ihaleden sadece 2'sini aldığını belirterek bu tablonun "örgüt" kurgusuna uymadığını vurguladı. Adem Başer: "İfadem Değiştirildi, Teşekkür Beklerken Cezaevine Girdim" Günün son bölümünde Cebeci maden sahasıyla ilgili suçlamalardan dolayı tutuklu bulunan Adem Başer ifade verdi. Şirkete kayyum atanmasının ardından savcılıkta verdiği ifadenin kasten değiştirildiğini belirten Başer, durumu şöyle açıkladı: "Edindiğim bilgiyi savcıyla paylaştım. Ancak ifade tutanağına sanki en başından beri böyle bir kanaatim varmış gibi geçirilmiş. Ben maaşlı bir çalışanım. Belediyeden, valilikten, bakanlıktan teşekkür yazısı, plaket bekliyordum. İşimi iyi yaptım, şimdi cezaevindeyim." 7 aydır 7.5 yaşındaki oğlunu göremediğini, eşinin işten atıldığını ve çocuğunun eğitim-sağlık masraflarını karşılayamaz duruma düştüklerini gözyaşlarıyla anlatan Başer'in bu sözleri salonda derin bir üzüntü yarattı.
ÇÖKTÜ, ÇÖKTÜ!
Başlık: ÇÖKTÜ, ÇÖKTÜ!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 28.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 28. gününde tüm gözler, avukatların "senaryoya boyun eğerek serbest kaldığını" iddia ettiği ve savunma sırasının öne alınması kriz yaratan itirafçı Adem Soytekin'deydi. Ancak "Örgüt yöneticisi" olarak iddianamede yer alan Soytekin'in hem savcı hem de avukat sorgusundaki şok edici ifadeleri ve çelişkileri güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
"Etkin Pişmanlıktan Neden Yararlandım? Bilmiyorum!" Duruşmada kendisinin bir müteahhit olduğunu ve işini yaptığı savunan Soytekin'in en ilginç savunması "Etkin Pişmanlık" kavramı üzerine oldu: "Peki, 'Ben neden etkin pişmanlık yaptım?' sorusuna gelirsek: Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım." Soytekin'e Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir'in "Olduğu iddia edilen bir örgütün yöneticisi misiniz?"sorusuna ise "Hayır kesinlikle kabul etmiyorum" yanıtını verdi. Üye olup olmadığı sorusuna ise "Trabzonspor haricinde hiçbir yere üye değilim. Yardımım yoktur" diyerek iddianamedeki temel konumunu bizzat reddetti. Rüşvet mi, Deprem Bağışı mı? Savcı Bile Zorlandı Soytekin, 6 Şubat depremi sonrasında istenen konteynerlerle ilgili rüşvet/irtikap iddialarına şöyle yanıt verdi: "Konteyner için üretici firmaya yaptığım ödemeler rüşvet midir, irtikap mıdır? Elbette değildir. Çünkü bunları rızamla yaptım." Ancak mahkeme başkanının "1,5 milyon olayı nedir?" sorusuna Soytekin, "Ali Kurt'a verilen para. Rüşvet. Bir kelime bile hatalı söylesem bu böyledir, öyle değil denilecek" diyerek ezberlenmiş bir metin sunduğu izlenimi yarattı. Mahkeme başkanı bile bu duruma isyan ederek "Ne parası Adem, sende yanıtta zorlanıyoruz. Bunun kararını verecek olan biziz. Sen doğrusunu anlat" diyerek Soytekin'i uyardı. "14 Saat Odada Ne Yaptınız? / Savcı Bana Hep Yemek Ismarladı" Soytekin'in polis ve savcılıkta verdiği ifadelerin koşulları da sorgulandı: • Avukat Hasan Fehmi Demir'in "Savcılıktaki sorgunuz neden bu kadar uzun sürdü? Önce konuşup sonra ifade mi verdiniz? 14 saat geçirdiniz" sorusuna Soytekin "Önce olay üzerine konuştuk sonra tutanağa geçti" diyerek tutanaklardaki kurgu iddialarını doğrular nitelikte bir cevap verdi. • Ekrem İmamoğlu'nun, savcının Soytekin'e yönelik küfürlü konuştuğu duyumunu sorması üzerine Soytekin; "Savcı bana her gittiğimde yemek ısmarladı. Hatta Ankara'dan bir siyasi aramış" diyerek savcılık makamının "tarafsızlığına" gölge düşürecek bir samimiyeti ifşa etti. "Makyol'a Para Tahsilatı" ve Yalanlanan Gizli Tanıklar Esenyurt'taki bir kreş bağışını Makyol İnşaat'tan tahsil ettiğini belirten Soytekin, İmamoğlu ve Makyol'un sahibi Adnan Çebi'nin arasının bozuk olup sonradan düzeldiği iddialarını "Ben öyle bir şey görmedim, duyumumdur" diyerek geçiştirdi. Ayrıca kendi aleyhine ifade veren Dursun Keleş'i tanımadığını ve Ekrem İmamoğlu ile HTS kaydının bile olmadığını belirterek kendi aleyhindeki iddiaları da yalanladı. "Türkiye'de Bir İlk: Yalanlar ve İfadeler Arasında Sıkışan İtirafçı" Günün sonunda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu salon çıkışında çok net bir mesaj verdi: "Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!"
"Tutsak Edilen Benim Savunma Hakkı"
Başlık: "Tutsak Edilen Benim Savunma Hakkı"
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 27.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 27. celsesinde; Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın "Kuyu tipi" hapishane koşullarını anlattığı duygu yüklü savunması, duruşma savcısına yönelik "tehdit" eleştirileri ve itirafçı Adem Soytekin'e sağlanan imtiyazlara karşı avukatların gösterdiği sert tepkiler ön plandaydı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ve İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da duruşmaya katılarak Pehlivan'a destek verdi.

Ayrıntılı İçerik
10 aydır Çorlu'da yüksek güvenlikli ve 5 metre avlusu olan "Kuyu tipi" hapishanede tutulan Avukat Mehmet Pehlivan, savunmasında adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Pehlivan'ın "Benim kızımla geçiremediğim günleri tanzim edeceğiniz bir para yok" sözleri salondaki bazı kadın tutukluların gözyaşlarına boğulmasına neden oldu. Pehlivan, suçlu ilan edilip ortadan kaldırılmaya çalışılan İmamoğlu'nun avukatı olduğu için hedefe konduğunu belirterek; "Yargının 3 sac ayağından biri olduğu söylenen ama sürekli olarak kırılmaya çalışılan o ayak olmak, mesleğin ilk gününden beri şahitlik ettiğimiz bir şey. Avukatsızlık özlemi, Engizisyon'dan kalma bir mirastır" ifadelerini kullandı. Baro Başkanlarından Savcıya "Tehdit" Tepkisi: "Kimse Haddimizi Bildiremez" Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, iddianameyi imzalayan savcıların Adalet Bakanı yapılarak ödüllendirildiğini söyledi ve duruşma savcısının geçtiğimiz hafta Ekrem İmamoğlu'na söylediği "Haddini bildiririz" sözüne sert tepki gösterdi: "Bunu tehdit olarak aldık. Yargıtay kararlarına baktık, onlar da 'tehdit' diyor. Adalet Bakanlığı'na göre gerekli uyarıymış. Asla kabul etmiyoruz. Bu salonda kimse kimseye haddini bildiremez." TBB Başkanı Erinç Sağkan ise, "Bu davanın avukatı, huzurda kendisini savunmak zorunda kaldı. Türkiye'nin hukuk tarihinde baro ve avukatlar üzerinde baskı yaşanmıştır ancak bu dönemin en ağır örneklerinden biridir" dedi. "İmamoğlu: Tutsak Edilen Benim Savunma Hakkımdır" Pehlivan'ın sorgusu sırasında savcının sorduğu 6 sorudan 4'ünün direkt kendisiyle ilgili olduğuna dikkat çeken Ekrem İmamoğlu, "Tutsak edilen benim savunma hakkımdır. Bu dava benim üzerime kuruludur. İğneli şekilde sorular soruluyor"diyerek tepkisini dile getirdi. İmamoğlu ayrıca, perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi öncesinde itirafçı Adem Soytekin'in ifadesinin öne alınarak ona ayrıcalık tanınmasını da eleştirdi. İtirafçı Soytekin'e İmtiyaz Krizi ve 14 Saatlik "Kayıp" Sorgu İtirafçı Adem Soytekin'in mahkemeye dilekçe vererek savunmasının öne alınmasını talep etmesi ve mahkeme başkanının da "Seni dinleyeceğiz, sonra yazı yazıp seni duruşmaya getirmeyeceğiz" diyerek bu talebi kabul etmesi avukatların büyük tepkisini çekti. Avukatlar, "Tahliye edeceksiniz, prosedür icabı savunmasını öne alıyorsunuz. Başka sanığın yerini gasp ediyorsunuz" diyerek bu kayırmacılığa isyan etti. Avukat Hasan Fehmi Demir ise Adem Soytekin'in polisteki etkin pişmanlık sorgusuna dikkat çekerek şok bir detayı açıkladı: "16 Haziran saat 11.00'de başlayan sorgu, 17 Haziran saat 01.00'de bitiyor. Tutanakta ara verildiğine dair hiçbir not yok. Yaklaşık 14 saat boyunca ne yapıldığı, nasıl ifade alındığı meçhuldür!"
HAKİKATLER ASLA KAYBOLMAZ!
Başlık: HAKİKATLER ASLA KAYBOLMAZ!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 22.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 26. celsesi, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın tarihi savunmasına, iddianamedeki "sahte tutanak" iddialarına ve itirafçı Adem Soytekin'in savunmayı bölmesiyle çıkan arbedeye sahne oldu.

Ayrıntılı İçerik
Mehmet Pehlivan: "Suçum İmamoğlu'nun Avukatı Olmak" 10 aydır tutuklu olan avukat Mehmet Pehlivan, savunmasında davanın bir "lawfare" (yargı eliyle siyasi tasfiye) örneği olduğunu belirtti. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın benzer bir kumpasla hapsedildiğini ve onu mahkum eden yargıcın daha sonra Adalet Bakanı yapıldığını hatırlatan Pehlivan, Türkiye’deki sürecin de bu senaryoyla birebir aynı olduğunu vurguladı: "Brezilya’da Lula’yı hapseden yargıç Adalet Bakanı yapıldı, Türkiye'de bu iddianameyi hazırlayan başsavcı da Adalet Bakanı oldu. Kapatılmamızın gerçek sebebini milyonlar biliyor: Ekrem İmamoğlu’nun savunmanlığını bilinçle üstlendiğim için buradayım." 90'ların Zihniyeti ve "Beyaz Toros" Göndermesi Pehlivan, iddianamede kullanılan "özel vasfa haiz üye" tanımının 90'lı yıllarda yürürlükten kaldırıldığını belirterek, soruşturma savcısı Cahit Cihat Sarı'nın masasında bulunan "Beyaz Toros" maketine atıf yaptı: "Anlaşılan o ki sadece hukuk metinleri değil, zihinler de 90’larda kalmış; tıpkı masalarındaki beyaz Toroslar gibi… Savcı, itirafçı beyanlarını HTS ile doğruladıklarını söylüyor ama bu kuyruklu bir yalan. Ben 19 Haziran'da tutuklandım, HTS kayıtlarıma 7 Ekim'de bakıldı." "Tutanaklar Sahte, Savcı Senaryo Yazıyor" Pehlivan, etkin pişmanlık ifadelerinin alındığı tutanakların gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Tutanaklarda savcının ne sorduğunun yer almadığını, sadece "soruldu" ibaresinden sonra sanıkların önceden hazırlanmış cevaplarının yer aldığını belirterek mahkeme heyetine seslendi: "Tutanaklar sahte. O an savcının odasında neler döndüğünü anlamak için istihareye yatacak değilsiniz." Adem Soytekin Savunmayı Böldü, Jandarma Salona Girdi Pehlivan’ın savunması devam ederken itirafçı Adem Soytekin’in söz istemesi ve mahkeme başkanının savunmayı keserek Soytekin’e söz vermesi salonda büyük tepkiye yol açtı. Ekrem İmamoğlu ve avukatlar "Savunma bölünüyor" diyerek itiraz edince mahkeme başkanı, "Kime söz verip vermeyeceğimi size sormayacağım" dedi. Soytekin, itirafçılıktan vazgeçen Murat Kapki’nin kendisine "Bu davanın filmini çekeceğiz, rolünü oynar mısın?"diyerek teklifte bulunduğunu iddia etti. Kapki’nin "Yalan söylüyorsun" diye bağırması üzerine salonda gerginlik tırmandı ve takviye jandarma personeli sanıkların etrafını sardı. İmamoğlu: "Namertlik Beş Para Etmez" Duruşma sonunda salon boşaltılırken Ekrem İmamoğlu, izleyicilere ve mahkeme heyetine yönelik son sözlerini söyledi: "Sakin sakin anlatacağız. Bu iddianameyle çok büyük zulüm yapılmıştır. Hakikatler asla kaybolmaz. Mert olun yeter, namertlik beş para etmez!"
GERÇEKLERE DAYANMAYAN BİR İDDİANAME UYDURULUR!
Başlık: GERÇEKLERE DAYANMAYAN BİR İDDİANAME UYDURULUR!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 21.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 25. gününde, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun mantık sınırlarını zorlayan iddialara verdiği yanıtlar ve Ekrem İmamoğlu'nun "Ahtapotun kolları" çıkışı duruşmaya damga vurdu. Duruşma savcısının bile iddianamedeki bazı suçlamalara "Ben de anlam veremedim" diyerek hak vermesi günün en çok konuşulan detayı oldu.

Ayrıntılı İçerik
"Rüşvet Aldık Denilen Yeri 7 Gün Sonra Yıkmışız!" Elçin Karaoğlu, Uskumru'daki kaçak bir yapıya rüşvet karşılığı göz yumduğu iddiasını çok basit bir kronolojiyle çökertti. Rüşvet olarak verildiği iddia edilen hediye kartlarının fatura tarihinin 22 Mart 2024 olduğunu belirten Karaoğlu, "Biz kurum olarak bu tarihten tam 7 gün sonra o kaçak yapıya yıkıma gitmişiz. Rüşvet anlaşması yapmış olsak yıkıma mı gideriz?" diyerek iddia makamına isyan etti. "Rutin İzni İmamoğlu'na mı Soracağım?" ve Maslak Krizi Galataport'un sahibi Doğuş Holding ile ilgili bir güçlendirme ruhsatı talebini Ekrem İmamoğlu'na iletmekle suçlanan Karaoğlu, "Rutin bir güçlendirme işlemini Ekrem İmamoğlu'na mı soracağım? Bunu ona söylesem 'Bunu bana niye söylüyorsun' der" diyerek hiyerarşik mantıksızlığa dikkat çekti. Ayrıca bu suçlamaya "baz istasyonu eşleşmesinin" delil gösterilmesine de tepki gösteren Karaoğlu, holdingin merkezinin de, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün de Maslak'ta olduğunu, aynı güzergahta oldukları için baz eşleşmesinin gayet doğal olduğunu vurguladı. Savcıdan Tarihi İtiraf: "Ben de Anlam Veremedim" Günün en ilginç diyaloglarından biri duruşma savcısı ile Karaoğlu arasında yaşandı. Savcı, Mehmet Torun’a ait bir inşaattaki isim değişikliğiyle ilgili "Kanuni bir boşluktan dolayı mı yaşanıyor?" diye sordu. Karaoğlu'nun "Ben anlam veremedim" yanıtına duruşma savcısının verdiği "Ben de veremedim" karşılığı, iddianamenin nasıl bir kafa karışıklığıyla yazıldığının adeta özeti niteliğindeydi. Avukattan Gizlenen Delil İfşası: "Lehe Olan İfadeyi Sakladılar!" Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu, davanın seyrini değiştirecek bir hukuksuzluğu mahkemeye sundu. Savcılığın bizzat kendi talimatıyla aldığı ve rüşvet iddialarını reddeden tanık Ayşegül Kayabay'ın ifadesinin iddianameden kasten gizlendiğini açıklayan avukat Karcılıoğlu, "Cumhuriyet savcıları taraf değildir, lehe ve aleyhe delil toplar. Kendi aldığı lehe ifadeyi iddianameye koymamış" dedi. Avukat ayrıca müvekkilinin henüz görevde bile olmadığı 2019 öncesi eylemlerden dolayı rüşvetle suçlandığını hatırlattı. İmamoğlu'ndan "Ahtapotun Kolları" ve "Adalet Bakanı" Çıkışı Duruşmada söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, davanın hukuki değil tamamen siyasi olduğunu vurgulayarak şu sert eleştirilerde bulundu: "Sayın Cumhurbaşkanının 'Ahtapotun kolları' diye ilan ettiği davanın başlangıç cümlesidir 'Ahtapotun kolları' ifadesi... 2019 öncesine elini değdirmeyen bir iddia makamı vardır. Bu iddiayı (iddianameyi) hazırlayan Başsavcı da şu an Adalet Bakanı'dır. Gerçeklere dayanmayan bir iddianame uydurulur ve bu şekilde yürütülürse Türkiye'de görevinin başında ne bir belediye başkanı, ne bir bürokrat, ne de meclis üyesi kalır."
ORTADA HİÇBİR ÖRGÜT YOK!
Başlık: ORTADA HİÇBİR ÖRGÜT YOK!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 20.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 24. celsesinde; Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun savunmaları, iddianamedeki mantık hatalarını, yetki/tarih çelişkilerini ve sanıkların lehine olan ancak dosyadan gizlenen belgeleri gün yüzüne çıkardı.

Ayrıntılı İçerik
Elçin Karaoğlu'nun Savunması: İddianameyi Çökerten "Tarih ve Mekan" Çelişkileri İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun savunması, savcılığın suçlamalarının temelden yoksun olduğunu resmi tarihler ve belgelerle ortaya koydu: • Görevde Olmadığı Tarihte Rüşvet Suçlaması: Karaoğlu, Eylem-52 kapsamında 2019 yılındaki bir olaydan dolayı rüşvetle suçlandığını belirterek, "Ben İBB Boğaziçi İmar Müdürü olarak 1 Eylül 2020'de göreve başladım. Suç tarihi olduğu belirtilen dönemde görevde dahi değildim" dedi. • Yetki Alanı Dışında Suçlama: Eylem-53 kapsamında Tuzla'daki bir iskan işlemiyle suçlandığını ifade eden Karaoğlu, "Benim Tuzla ile ne alakam var? Tuzla Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün yetki ve sorumluluk alanında değil" diyerek iddiaların absürtlük seviyesine dikkat çekti. • Gizlenen İçişleri Bakanlığı Raporu: Adnan Oktar'ın eski malikhanesinin (Rus oligarka geçen yer) kaçak bölümlerini yıktıklarını belirten Karaoğlu, 2024 yılında İçişleri Bakanlığı müfettişinin bu yıkımı incelediğini ve "İhmal ve kusur yoktur, yapılacak herhangi bir işlem yoktur" şeklinde rapor hazırladığını açıkladı. Ancak sanığın lehine olan bu resmi rapor iddianameye konulmadı. • Halk TV Sahibine "Göz Yumma" İddiasına Milyonluk Yalanlama: İtirafçı Yakup Öner'in, Cafer Mahiroğlu'na ait binadaki kaçak inşaata göz yumulduğu iddiasını da çürüten Karaoğlu, "Binayı mühürledik. Yıkılmamış bir metrekare dahi kalmamıştır. Ayrıca 4 milyon 66 bin lira (bugünün parasıyla 15 milyon TL) para cezası kestik" diyerek iddiaları belgelerle yalanladı. Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz, Capacity AVM'ye rüşvet ve şantaj maksadıyla değil, tamamen can güvenliği ve deprem riski nedeniyle zabıt tutulduğunu belirtti: • 192 Deprem Perdesi Eksik: Akyüz ve avukatları, AVM'de 192 adet deprem perdesinin eksik olduğunu tespit ettiklerini belirterek, "Olası bir depremde Capacity AVM'ye ceset torbası yetişmez. Bu zaptı tutmasaydım bugün karşınızda yoktum" dedi. • Rüşvet İddiasının Mantıksızlığı: Yargıya intikal eden, encümene giden ve suç duyurusunda bulunulan bir yapıya istese bile ruhsat veremeyeceğini vurgulayan Akyüz, "Bana 3 değil 15 de verse ben bunlara ruhsatı veremem. Yaptıkları hataları rüşvete teşebbüs suçlamasıyla gölgelediler" diyerek AVM sahiplerinin kendi imar kirliliği (15 bin metrekare) suçlarından kurtulmak için bu davayı kullandıklarını savundu. İmamoğlu: "Bu Bir İftiranamedir" Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, itirafçıların ifadelerinin zorla değiştirildiğini ve savcılığın tüm eylemleri zorlama bir şekilde kendisine bağlamaya çalıştığını vurguladı. İmamoğlu, Akyüz'e "Size gayri ahlaki, dolaylı ya da direkt bir talimatım oldu mu?" diye sordu ve "Kesinlikle hayır" yanıtını alarak iddia makamının "örgüt" kurgusunu bir kez daha reddetti. Ayrıca duruşmada, davanın sanıklarından Murat Ongun'un doğum günü nedeniyle salonda "İyi ki doğdun" pankartı açıldı.
FETRET DÖNEMİ İZLERİ!
Başlık: FETRET DÖNEMİ İZLERİ!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 16.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 23. celsesine; Ekrem İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın'ın avukatlarının "medya kurgusu" ifşaları, güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen'in 11 yaşındaki oğlunun yaşadığı akran zorbalığı ve Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz'ün deprem riskine dikkat çeken savunması damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Duruşma başlarken söz alan Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek, yaşananları "fetret döneminin izleri" olarak nitelendirdi. "Sır Dolu Kasadan 4 Vida Çıktı" ve Medya Kurgusu İfşası İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın'ın avukatları Rabia Berfin İstek ve Cihat Ceylan, soruşturma sürecindeki kumpas iddialarını çarpıcı örneklerle anlattı: • Canlı Yayında Gözaltı Kurgusu: Avukat İstek, Akın gözaltına alınırken polis memurunun telefonla birilerini arayıp "Nereden görüntü alacaksınız, sağdan mı soldan mı?" diyerek basına mizansen hazırladığını belirtti. • Kasa Balonu: Yandaş medyada günlerce köpürtülen ve Akın'ın yayla evinde bulunduğu iddia edilen "sır dolu kasadan" sadece 4 adet vida çıktığı ve konuyla ilgili takipsizlik kararı verildiği açıklandı. • Kelepçe Protestosu: Akın'ın, haksız yere eline kelepçe vurulmasını gururuna yediremediği için acı çekmesine rağmen hapishanedeki fizik tedaviye gitmeyi reddettiği belirtildi. • Dilek İmamoğlu Savunmasız Bırakıldı: Akın'ın tutuklandığı dönemin, Dilek İmamoğlu'na yönelik tehditlerin hat safhaya ulaştığı bir dönem olduğu hatırlatılarak, bu hamlenin İmamoğlu ailesini korumasız bırakma çabası olduğu vurguladı. Ayrıca Avukat Ceylan, savcılığın kamera kayıtlarını kasten 36 gün sonra (kayıtların otomatik silinme süresi geçtikten sonra) isteyerek "delil karartma" suçu icat ettiğini belirtti. İmamoğlu: "Uganda'da Bile Kamera Bantladı Diye Hapis Yatan Yoktur" İBB Güvenlik Görevlisi Çağlar Türkmen savunmasında, hakkındaki yalan haberler yüzünden 11 yaşındaki oğlunun okulda "Senin baban bu mu?" denilerek akran zorbalığına uğradığını anlattı. Türkmen'in savunması sırasında araya giren Ekrem İmamoğlu, iddiaların absürtlük seviyesine şu sözlerle isyan etti: "Dünyada bir bantlama üzerinden 12 ay hapis yatan bir Allah'ın kulu var mıdır? Ben Uganda’da bile olmadığını düşünüyorum. Nairobi’de, herhalde o kadar suç örgütünün dolandığı 20 milyonluk bir şehirde bile olmadığını düşünüyorum." Capacity AVM İsyanı: "Müdahale Etmesem Ceset Torbası Yetişmezdi" Günün son savunmasını Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz yaptı. Capacity AVM’ye zabıt tutulmasıyla ilgili rüşvet ve şantaj iddialarını kesin bir dille reddeden Akyüz, işlemlerin tamamen deprem güvenliği nedeniyle ve kurumsal olarak yapıldığını belirtti: "25 sene içinde deprem nedeniyle her an rahmetimiz okunabilirdi. Olası bir depremde Allah göstermesin Capacity AVM'ye ceset torbası yetişmez. Zabıt tutmasaydım ben bugün karşınızda yoktum. Yaptıkları hataları rüşvete teşebbüs suçlamasıyla gölgelediler." Akyüz ayrıca, kendisini suçlayan itirafçılar Seyfi Beyaz ve Adem Kameroğlu'nun ifadelerinin noktasına virgülüne kadar aynı olduğuna dikkat çekerek kurguya işaret etti.
BEN MİLLETİMİN GÖNLÜNDEYİM!
Başlık: BEN MİLLETİMİN GÖNLÜNDEYİM!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 15.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 22. gününde KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt'un avukat savunmaları tamamlanırken, İBB Koruma Müdürü Mustafa Akın'ın "jammer (sinyal kesici)" ve "gizli kasa" iddialarına verdiği tarihi yanıtlar güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
İmamoğlu'ndan Jandarmaya: "Ben Milletimin Gönlündeyim" Öğle arası verildiğinde avukatıyla görüşmek isteyen Ekrem İmamoğlu'nu jandarmanın hızlıca salondan çıkarmak istemesi gerginliğe yol açtı. Yerine oturan İmamoğlu, "Ben ters davranmıyorum. İlla bir terslik istiyorsanız yapın, ben de ona göre davranayım. Biz buna layık değiliz, onlar layık olduğu yeri bulacak. Ben layık olduğum yerdeyim, milletimin gönlündeyim" diyerek tepki gösterdi. İmamoğlu ayrıca salondaki izleyicilere seslenerek iktidara meydan okudu: "Herkes gelip görmeli, iktidar temsilcileri de gelip görmeli. Cesaretleri yok, seçime gidemedikleri gibi benim karşıma da gelemezler." Koruma Müdürü Akın: "Gizli Kasa İddiaları Onurumuzu Zedeledi" Uzun yıllar Özel Harekat'ta görev yaptıktan sonra İmamoğlu'nun Koruma Müdürü olan Mustafa Akın'ın savunması dikkat çekiciydi. Savcılığın "jammer kullanımı ve kamera bantlama" üzerinden örgüt gizliliği yaratma çabasına Akın net yanıt verdi: "Otele girerken bir tek davul zurnamız eksik, çakarlı araçlarla geliyoruz. Böyle gizli toplantı mı olur? Jammer cihazları Kadir Topbaş döneminde alınmış, envantere kayıtlı cihazlar. Biz sadece taşıdık, kullanmadık." Akın'a, iktidar medyasında büyük bir prodüksiyonla servis edilen ve Giresun'daki yayla evinde bulunduğu iddia edilen "gizli kasa" iddiaları da soruldu. Akın, bu iddiaları "Ailemin onurunun zedelenmesine söylenecek çok şey var ama davalık olmayayım diye müdafilerime bırakıyorum" diyerek reddetti. "Mustafa Akın Kamera Bantladı Diye Hapis Yatıyor, Vicdana Sığar mı?" Mustafa Akın'ın sorgusu sırasında Ekrem İmamoğlu araya girerek, geçmişteki MOBESE sızıntılarını ve Erzurum saldırısını hatırlattı: "Ben MOBESE kameralarıyla takip edilip görüntülerimin basına sızdırıldığı dönemde hizmet ettim. Erzurum'da bizi 50 kişi taşladı, 200 polis seyretti. Mustafa Bey bu olay yüzünden 1,5 ay tedavi gördü. Mustafa Akın kamera bantladı diye hapis yatıyor, bu vicdana sığar mı? Bu iddianame bir foseptik çukurudur." "Ali Kurt'un Masumiyeti Ortaya Çıktı, Tahliye Edin Rahatlayalım" Günün ilk yarısında ise KİPTAŞ Başkanı Ali Kurt'un avukatları savunma yaptı. Avukat Şerif Dede, itirafçı Adem Soytekin'in KİPTAŞ aleyhindeki iddialarını "Bir insandan 8 defa beyan alınmaz, bu sağlıklı değildir" diyerek çürüttü. Avukat Seçkin Akbaşak ise, Soytekin'in "Rüşvetin belgesidir" diye sunduğu kağıdın aslında kendi düzenlediği basit bir A4 kağıdı olduğunu ve itirafçıların yalan söylerken bile birbirleriyle uyuşmadıklarını belirterek müvekkilinin derhal tahliyesini talep etti.
MERT OLUN, NAMERTLİK BEŞ PARA ETMEZ!
Başlık: MERT OLUN, NAMERTLİK BEŞ PARA ETMEZ!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 14.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 21. gününde, dijital reklamcı Esma Bayrak ve KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un savunmaları dinlendi. İddianamedeki çelişkilerin ifşası, "Eylem 13" suçlamasındaki savcılık kurgusuna isyan ve Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarken "Mert olun, namertlik beş para etmez" sözleri tüm salonda yankılandı.

Ayrıntılı İçerik
Duruşma bittikten sonra salondan ayrılan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu izleyicilere ve mahkeme salonuna seslenerek, "Mert olun yeter. Hepinizi seviyorum. Namertlik beş para etmez" dedi. "Cumhurbaşkanı Bile Daire Aldı, Daire Alan Suçlu mu?" KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt, hakkındaki rüşvet ve CHP'lilere daire satışı iddialarını sert bir dille yalanladı. 5. Levent projesinden örnek veren Kurt, "Aktif veya pasif kaç tane bakanın, milletvekilinin ve eski cumhurbaşkanının yeri var orada. Parasını veren herkes alabilir. Bu dava öyle bir dava ki, daire alan suçlu. Cumhurbaşkanı bile almış yahu!" dedi. CHP'lilere özel daire satışı iddialarının troller tarafından yayıldığını belirten Kurt, itirafçı Adem Soytekin'i işaret ederek, "Adem'e çok kızgınım. Çocuklarımın gözyaşlarının sebebidir. Tahliye olabilmek için bir şey söylemesi gerekiyordu. Ama öyle bir iddianame yazmışsınız ki, Adem'i savunmak zorunda kalıyorum" ifadelerini kullandı. "Ali Kurt'u Piyon Yapalım Dediler" Ali Kurt, kolluk kuvvetlerindeki ifadesi sırasında yaşadığı kumpas itirafını da mahkemeye taşıdı. 13 saat süren ifadesinde polislerin kendi aralarında "Ali Kurt’u piyon yapalım. Ali’ye bastıralım, bu işi çözdürürüz" dediklerini duyan Kurt, durumu "Bana kumpas kuruyorlar, bunu anlıyorum" diyerek özetledi. Kurt ayrıca, Sayıştay denetimlerinden temiz çıktığını, MASAK raporlarında hakkında olumsuz tek bir şey bile olmadığını ve olumlu raporların dosyadan gizlendiğini iddia etti: "İddianamedekilerin hiçbiri bana sorulmadı. Çünkü belgeleri hemen sunardım ve kimse beni tutuklayamazdı." Eylem 13 İsyanı: "14 Kişi Burada Boşuna Yatıyoruz" Dijital reklamcı Esma Bayrak'ın savunması, "Eylem 13" (veri sızıntısı ve İstanbul Senin uygulaması) suçlamasındaki kurguyu çökertti. Bayrak, "İstanbul Senin uygulamasının hiçbir teknik aşamasında yer almadım. Eylem 13'e Erol Bey'in (itirafçı) bir sözü üzerine dahil edilmişim. Hala İBB'den ödememi alamadım, savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsa ödememi alamaz mıydım?" dedi. Avukatı Mert Er Karagülle ise iddianamedeki e-postaların itirafçı Naim Özgüner tarafından değiştirildiğini (gmail yerine qmail yazıldığını) kanıtlayarak delillerin bozulduğunu iddia etti. Esma Bayrak'ın sorgusu sırasında söz alan Murat Ongun ise "Eylem 13 kapsamında herkesi dinledik. Tutuklu sanıkların ifadeleri birbirini destekledi, savcı itirafçı Naim Erol Özgüner hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu eylemden sorumlu tutulan 14 kişi burada boşuna yatıyoruz" diyerek isyan etti.
ARKAMIZDA MİLLET VAR!
Başlık: ARKAMIZDA MİLLET VAR!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 13.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 20. gününe; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kendisini tehdit eden savcıya yönelik sert uyarısı, siyasi danışman Necati Özkan'ın itirafçı beyanlarını tarihlerle çökertmesi ve avukatların davayı "Mithat Paşa yargılamasına" benzetmesi damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
İmamoğlu'ndan Savcıya: "Arkamızda Millet Var!" Duruşma başında söz alan Ekrem İmamoğlu, geçen hafta duruşma savcısının kendisine yönelik "Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" tehdidini gündeme taşıdı. İmamoğlu, mahkeme heyetine şu soruları yöneltti: "Bu tehdidin sahibi kimdir? Hangi örgüt, hangi kurum adına tehdit edildim? Can güvenliğim mi, mal güvenliğim mi tehdit altında? Bu aleni tehdit karşısında bir işlem yapacak mısınız?" Mahkeme başkanının "Bizim alacağımız bir tedbir yok" yanıtı üzerine İmamoğlu masaya yumruğunu vurarak, "Tedbiri ben alacağım, gerekeni yapacağımızdan kuşkunuz olmasın. Arkamızda millet var" çıkışını yaptı. İmamoğlu ayrıca salondan çıkarken izleyicilere "Etrafımızda güzel şeyler oluyor, Türkiye'de de olacak" diyerek umut verdi. "Mithat Paşa'nın İddianamesinde Besmele Vardı, Bizde O Bile Yok!" Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, müvekkilini yargılayan zihniyeti Osmanlı dönemindeki siyasi Mithat Paşa yargılamasına benzetti. Akalın, "Mithat Paşa’nın iddianamesinde bulunan besmele ve tarih bile bizde yok, bu gerçek bir belge değil" dedi. Avukat Akalın, gizli tanıklarla ilgili de "evrakta sahtecilik" yapıldığını ifşa ederek; 19 Mart'ta Gizli Tanık Meşe ismiyle sorulan soruların birebir aynısının, gazetecilere yönelik operasyonda Gizli Tanık İlke ismiyle sorulduğunu belirtti. "Erol Olçok Seçim Kazandırdı Diye Tutuklandı mı?" Özkan'ın avukatlarından Altın Mimir, müvekkilinin salt bir "siyasi kampanya yürütücüsü" olduğunu belirterek AK Parti'nin efsanevi reklamcısı merhum Erol Olçok'u örnek gösterdi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi kampanyalarını yapan Erol Olçok seçim kazandırdı diye tutuklandı mı? Hakkında davalar açıldı mı ki benim müvekkilim buradadır?" Rüşvetle Alındı Denen Dairelerin İskanı 6 Yıl Sonra Çıkmış! Necati Özkan savunmasında, itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu'nun "İskan almak üzereydim, o yüzden 4 daireyi rüşvet verdim" yalanını resmi tarihlerle yerle bir etti. Özkan, 2017'de topraktan yatırım amacıyla parasını verip aldığı 4 daireye rüşvet kılıfı uydurulduğunu, Kameroğlu'nun "İskan almak üzereydim" dediği inşaatın 2021'de bittiğini ve iskanının ancak Mayıs 2023'te (yani 6 yıl sonra) alındığını açıkladı. Özkan'ın avukatı Erkam Erdem de, Özkan'ın atalarından miras kalan ve yüzde 2 pay sahibi olduğu tarlalara bile "suçtan elde edilen gelir" denilerek el konulduğunu söyleyerek durumun vahametine dikkat çekti. "Yalanı Görmek İçin Doğruluk Kontrolüne Gerek Yoktur" Özkan, Hüseyin Gün'e veri aktardığı yönündeki temelsiz iddialara MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın kitabından alıntı yaparak yanıt verdi: "İbrahim Kalın der ki; 'Yalan, yanlış, saçma ve hilafı hakikat olduğunu bilmem için gözümle görmem gerekmez. Hakikati benim deneyimlerim bana zaten söyler.' Böylesi bir saçmalık için doğruluk kontrolü yapmaya gerek yoktur." Özkan ayrıca, Hüseyin Gün'le baz eşleşmesine ilişkin iddiayı da tiye alarak, seçim koordinasyon merkezi ile Hüseyin Gün'ün evinin yan yana olduğunu, "Ben bu beyefendiyle 300 HTS vermişsem az vermişim, çünkü bütün hayatım orada geçiyor" diyerek iddianamedeki mantık hatasını ifşa etti.
SEÇİM KAZANDIRAN KAMPANYA SUÇ MU?
Başlık: SEÇİM KAZANDIRAN KAMPANYA SUÇ MU?
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 09.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 19. gününde, "kişisel veri ihlali" ve "casusluk" iddialarının odak noktasındaki İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek ile Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan'ın savunmaları görüldü. Avukatların canlı rüşvet simülasyonu yapması ve iddianamedeki akıl dışı mantık hataları duruşmanın gündemiydi.

Ayrıntılı İçerik
Hakime Canlı Yayında 'Rüşvet' Simülasyonu! Günün en unutulmaz anı Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu'nun savunmasıydı. Dosyada hiçbir rüşvet iddiası veya belgesi olmayan müvekkilinin yine de rüşvetten tutuklanmasına isyan eden Koçoğlu, yanında getirdiği çantadan 500 bin lira çıkartarak mahkeme başkanına seslendi: "Müvekkilim bugün tahliye edilirse, ben de çıkıp 2 yıl sonra hakime rüşvet verdim desem bunu nasıl ispatlayacaksınız? Şu an sizinle baz verdim. Paranın dekontu da burada. Kendinizi nasıl aklayacaksınız? Ne yapabilirsiniz? Bu insanlar almadıkları rüşvetle yargılanıyor." Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan'ın savunması ise davanın siyasi motivasyonunu gözler önüne serdi. Özkan, kendisinin İBB çalışanı bile olmadığını, sadece 2014'ten beri seçim kampanyalarını yürüttüğünü belirterek şunları söyledi: "Seçim kampanyası yapmak örgütsel eylem mi kabul ediliyor? MASAK raporunda da benimle İBB veya iştirakleri arasında tek kuruşluk hesap hareketi bulunamadı. Stalin, 'Sen adamı getir ben ona bir suç bulurum' der. Başıma bu mu geldi?" Özkan, Silivri'den Kandıra'ya nakledildiğinde "casusluk" iddiasıyla tutuklandığını, cezaevi görevlilerinin bile kendisiyle alay ederek "Hoşgeldin 007" dediklerini anlattı. 1983 yılında 12 Eylül darbecileri tarafından ordudan atılan eski bir subay olduğunu hatırlatan Özkan, "Bizim gibi Atatürkçü subayları attılar, kapıları FETÖ'ye açtılar. Devlete sadık bir vatandaşım" dedi. "Hakimi Görevden Aldılar, İtirafçıyı Kız Arkadaşıyla Yedirdiler" Avukat Koçoğlu, yargı sisteminin nasıl manipüle edildiğini çarpıcı örneklerle anlattı: • Hakim Sürgünü: Müvekkili Melih Geçek'i gözaltından sonra serbest bırakan Sulh Ceza Hakiminin, bu kararından bir gün sonra görevden alınıp İcra Hakimi yapıldığını açıkladı. • İtirafçıya Özel Muamele: İtirafçı Naim Erol Özgüner'e Adliye'nin 7. katında kız arkadaşıyla yemek yedirildiğini, ancak müvekkiline bir öğün yemek bile verilmediğini belirtti. • İmamoğlu'nun Telefonu Sırrı: Özgüner'in savcılığa teslim ettiği ve "İmamoğlu'nun telefonu" olduğu iddia edilen telefonun arama kararından önce ele geçirildiğini, bunun da "özgürlük pazarlığı" için elde tutulduğunun kanıtı olduğunu vurguladı. Necati Özkan ayrıca, Twitter'da "troll" olarak bilinen Emre Erciş isimli şahsın, henüz ortada bir iddianame bile yokken, Şubat 2025'te attığı "Ekrem İmamoğlu'nun illegal faaliyetleri" başlıklı tweetlerin, kasım ayında hazırlanan iddianamenin giriş kısmıyla birebir aynı olduğuna dikkat çekerek, "Bu kişi müneccim mi yoksa birileri bu bilgileri ona servis mi ediyor?" diye sordu.
Kurt Kuzuyu Yemeyi Kafasına Koymuş!
Başlık: Kurt Kuzuyu Yemeyi Kafasına Koymuş!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 08.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 18. gününde bilişim ve dijital iletişim çalışanlarının savunmaları alınırken; cezaevi koşullarının insaniyet dışı boyutu, savcılığın teknik konulardaki yetersizliği ve davanın "Ergenekon" sürecine benzetilmesi güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
"Benim Bölmemde 2 Kişi Öldü, Biri Ellerimde Can Verdi!" Günün en sarsıcı anları İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın savunmasında yaşandı. Cezaevinde aylar sonra yatağa ve dolaba sahip olabildiğini anlatan Yılmaz, yaşadığı dehşeti şu sözlerle mahkemeye aktardı: "Yaşlılara biz bakıyoruz. Duşlarını, ilaçlarını alamıyorlar. Benim bölmemde 2 kişi öldü. Biri kalp krizi geçirdi, benim ellerimde öldü. Birkaç gün sonra eşyalarını çöp poşetiyle kapıya koydular. Biz bunu neden yaşıyoruz, bu 6 aylık esaretin telafisi yok." Ulaş Yılmaz ayrıca, USOM raporunda ve Google belgelerinde adının geçmediğini vurgulayarak, savcının iddiasına meydan okudu: "Eğer iddia makamı hala benim hiç iz bırakmadan bu işi yaptığımı söylüyorsa, o zaman Milli İstihbarat Teşkilatı gelsin beni alsın, Türkiye'nin Siber Savunma Başkanı yapsın!" "Kurt Kuzuyu Yemeyi Kafasına Koymuş" Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz, savcı Cahit Cihat Sarı'nın kendisine "Benim bir sorgu usulüm var ama onu uygulayamıyorum, müvekkilinize yükselemiyorum" dediğini aktararak bu durumu meşhur Ergenekon Davası'na benzetti. Avukat Ersöz, Prof. Yalçın Küçük'ün o dönemki sözlerini hatırlattı: "Kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuş, suyu bulandırma... Bizi tutuklayacaksınız biliyorum ama bari şu asistanlarımı bırakın." Ersöz ayrıca, savcılığın adli birim olan Emniyet Siber Suçlar yerine idari bir kurum olan USOM'dan rapor almasını ve Emniyet'in kendi sitesinde kullandığı Google kodlarını (Google Tag Manager) sanıklar için "suç aleti" saymasını da trajikomik bulduğunu belirtti. "Şarlatanın Altında Örgüt Üyesi Olamam" İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek ise iddianamedeki "örgüt şemasına" sert bir dille isyan etti. Hayatında bir kez gördüğü ve hiç HTS kaydı olmadığı Hüseyin Gün'e bağlı örgüt üyesi olarak gösterilmesine sinirlenen Geçek, "Adam şarlatan, ben bu adamın altında örgüt üyesi olamam. Bu iddianamede bana yapılan en büyük hakarettir. Benim üyesi olduğum tek örgüt Cumhuriyet Halk Partisi'dir" dedi. 35 Saatlik Açlık ve "Olmayan Veriyi Gönderme" Suçu! Günün ilk savunmasını yapan 68 yaşındaki CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, savcılıkta 35 saatlik açlık ve susuzluğun ardından ifade verdiğini belirterek şok bir gerçeği açıkladı. Eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı'na veri göndermekle suçlanan Erdoğan, "Veri göndermedim, gönderemem zaten çünkü bende öyle bir veri yok. İddianame geldiğinde şok oldum, olmayan şeyi nasıl gönderip ikrar etmişim!" dedi.
Hiç Açılmayan Uygulama Bizi Nasıl Takip Edecek?
Başlık: Hiç Açılmayan Uygulama Bizi Nasıl Takip Edecek?
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 07.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 17. gününde, "bilişim ve veri" üzerine kurulan suçlamaların teknik ve mantıksal olarak nasıl çöktüğüne şahit olundu. Hiç yayınlanmamış bir uygulamadan "konum takibi" yapıldığı iddiası, bir düğün davetiyesinin örgüt üyeliğine delil sayılması ve duruşma savcısının Ekrem İmamoğlu'na yönelik tehditvari sözleri güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Güne duruşma savcısı ile Ekrem İmamoğlu arasındaki gerilim damga vurdu. Savcı, İmamoğlu'nun bir önceki gün kullandığı "Tek suç örgütü iddia makamıdır" sözünü hatırlatarak "Haddinizi bilin, haddinizi bildiririz" diyerek tehditkâr bir dil kullandı. İmamoğlu ise bu çıkışa "Kabadayılık bu" diyerek sert tepki gösterdi. Ayrıca İmamoğlu, "örgüt yöneticisi" olduğu iddia edilen sanığı salonda ilk kez gördüğünü belirterek, "Örgüt yöneticisi örgüt liderini tanımıyorsa bu örgüt çökmüştür" dedi. "Savcının Yönlendirmesiyle İsim Verdik, Özür Dileriz" Duruşmada savcılık baskısı resmen itiraf edildi. İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel'in avukatı Hayrettin Berksoy, müvekkilinin savcılık sorgusunda korkudan yalan beyan verdiğini mahkemede şu sözlerle açıkladı: "Yusuf Şahin’in ismini vermedik, kendisinden özür diliyorum hakkına girdiysek. Savcı Cahit Cihat Sarı’nın nasıl ifade aldığını herkes biliyor. Müvekkilim 'bilmiyorum' dese suçlu durumuna düşeceğim diye düşündü. Savcılığın yönlendirmesiyle bu ifade verildi." Düğün Davetiyesinden "Cinayet Koğuşuna" 26 yaşındaki yazılım mühendisi Iraz Bayrak'ın savunması, davanın geldiği noktayı gözler önüne serdi. İşe liyakatle ve 3 mülakatla girdiğini belirten Bayrak, itirafçı Naim Erol Özgüner ile 4 yılda sadece 1 kez, o da 75 saniyelik bir telefon görüşmesi yaptığını, amacının da onu düğününe davet etmek olduğunu söyledi. Bayrak, "Düğüne davet ettiğim için örgüt üyesi olmakla suçlanıyorum. Konunun buraya geleceğini bilsem davet etmezdim" diyerek 6 aydır cinayet koğuşunda yattığını ve tahliyesini istedi. "Hiç Açılmayan Uygulama Bizi Nasıl Takip Edecek?" Bilişim personeli sanıkların savunmaları, "İBB Hanem" ve "İstanbul Senin" uygulamaları üzerinden kurgulanan veri sızıntısı iddialarını yerle bir etti: Olmayan Uygulama: Avukatlar ve sanıklar, suçlamaya konu olan "İBB Hanem" uygulamasının hiçbir zaman vatandaşın kullanımına açılmadığını, test aşamasında kaldığını defalarca vurguladı. Avukat Cansu Çiftçi, "Konum verisinden bahsedebilmek için aktif bir uygulamadan bahsetmek gerekir. Olmayan uygulama beni nasıl takip edecek?" diyerek iddiaları çürüttü. İlkokul Mezunu Kamyoncunun İsyanı: Şehir plancısı Nuri Cem Ceylan'ın avukatı, müvekkiliyle birlikte bir hafriyat kamyoncusunun da veri çalmak iddiasıyla gözaltına alındığını trajikomik bir diyalogla anlattı: "Adam bana, 'Ben ilkokul mezunuyum, akıllı telefonum dahi yok. Kamyonla mı taşıyorum verileri diyerek savunma yap' dedi." USOM Raporu İddianameyi Yalanladı: Sanık İsmet Korkmaz'ın avukatı, iddianamede verilerin 'dark web'de satıldığının iddia edildiğini ancak devletin resmi kurumu Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi'nin (USOM) sayfasında böyle bir sızıntı tespitinin dahi bulunmadığını açıkladı. 'Askıda Fatura'nın Yaratıcısına Zulüm 19 yıldır İBB'de çalışan ve pandemi döneminde milyonlara umut olan 'Askıda Fatura' sisteminin yaratıcısı bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru da hakim karşısındaydı. USOM raporuyla "İstanbul Senin" uygulamasında hiçbir yetkisinin olmadığı kanıtlanan Kuru, "Eşim böbrek nakli için acil bekleme listesinde, hiç yorulmaması gerekirken evin tüm yükünü sırtlanmak zorunda kaldı" diyerek tahliyesini talep etti. Bir diğer sanık İsmet Korkmaz ise 6 aydır 70 kişilik uyuşturucu koğuşunda yerde yattığını ve 70 yaşındaki anne-babasının Erzurum'dan yollara düşerek perişan olduğunu anlattı.
"İddia Makamı, Dosyadaki Tek Suç Örgütüdür"
Başlık: "İddia Makamı, Dosyadaki Tek Suç Örgütüdür"
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 06.04.2026

Kısa Açıklama
18 kişinin tahliye edilmesiyle yeni bir evreye giren İBB Davası'nın 16. gününe; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tahliyelerle ilgili yaptığı değerlendirmeler, avukatların "avukatlar eliyle rüşvet/şantaj" iddiaları ve "İBB Hanem" uygulamasının hiç faaliyete geçmediği halde "suç unsuru" olarak gösterilmesi damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
İmamoğlu: "Merkez Bankasını Dolandıranlar Serbest, Devlete Hayatını Adayanlar Tutuklu" Duruşmanın başlangıcında söz alan Ekrem İmamoğlu, 18 kişinin tahliyesini "sevindirici ve önemli bir yaklaşım" olarak değerlendirdi ancak davanın haksız doğasına dikkat çekmeyi ihmal etmedi: "Burada babalarından dolayı tutuklu evlatlar var. Büyük ızdırap içinde olan kadınlar var. Bana göre birçok insan masum ve tutuksuz yargılanmalı. Merkez Bankası'nı dolandıranlar serbest geziyor ama burada hayatını devlete adamış insanlar tutuklu yargılanıyor." "İddia Makamı, Dosyadaki Tek Suç Örgütüdür" Günün en sert çıkışı yine İmamoğlu'ndan geldi. İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel'in savunmasının ardından mahkeme salonu boşaltılırken izleyicilere dönen İmamoğlu, savcılığa ağır bir suçlamada bulundu: "Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı vardır. İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür." Hiç Açılmamış Uygulamadan 'Konum Eşleştirme' Suçu! Tutuklu İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel'in savunması, iddianamedeki teknik bilgisizliği ve kurguyu gözler önüne serdi. Yüksel, suçlandığı "İBB Hanem" uygulamasının hiçbir zaman vatandaşın kullanımına açılmadığını ve test aşamasında kaldığını vurguladı: "Bir konum olması için uygulamanın vatandaşta olması lazım. Ancak uygulama kapalı. Hiçbir zaman faaliyete geçmedi. Orada da şablon suçlama yapılmış. Tekniğin hesabını veririm de suç örgütünün hesabını nasıl vereceğim bilmiyorum." Bu anlarda mahkeme başkanının "Şu eylemi güzel anlat, en zor anladığımız eylem" demesi üzerine İmamoğlu araya girerek, "Bir tek savcı anlamış, o da yanlış anlamış" sözleriyle salonu dalgalandırdı. Cezaevi Önünde Karavan ve "Avukat Eliyle Şantaj" İddiası Fatih Keleş'in kardeşi Zafer Keleş'in avukatı Yağmur Kavak, müvekkilinin kaçma şüphesi olmadığını trajikomik bir örnekle anlattı: "Kardeşi tutuklandığında Kandıra Cezaevi'nin önüne karavan atmış biri bu. Böyle birinin kaçma şüphesi yoktur." Avukat Kavak ayrıca çok ciddi bir rüşvet/şantaj iddiasını da mahkemeye taşıdı. "İBB Borsası" iddialarında adı geçen Avukat Mehmet Yıldırım'ın, başka bir sanığa giderek "Zafer Keleş'te para var. Zarf içinde 15 bin dolar verdim de, yoksa seni çıkartamam" dediğini ancak bu teklifin reddedildiğini anlattı. "2003'ten Beri İSFALT Alıyor, Biz Yapınca mı Suç Oldu?" İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel ise savunmasında liyakat vurgusu yaparak şunları söyledi: "2003 yılından beri aynı ihaleyi İSFALT (İBB şirketi) alıyor. Diğer yıllarda İSFALT alınca ihaleye fesat karıştırma olmuyor da biz yapınca mı oluyor? Ekrem İmamoğlu değil de başka biriyle çalışıyor olsaydık, sizin karşınıza gelmeyecektik."
Adalet Gecikirse Ülke Batar
Başlık: Adalet Gecikirse Ülke Batar
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 02.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 15. gününde, gün boyu süren tahliye taleplerinin ve avukatların çarpıcı savunmalarının ardından beklenen ara karar açıklandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mahkeme heyetine yönelik "Baba için evlat rehin alınır mı?" sözleriyle damga vurduğu gecenin sonunda, mahkeme heyeti oybirliğiyle 18 sanığın tahliyesine karar verdi.

Ayrıntılı İçerik
Beklenen Ara Karar: 18 Kişi Özgürlüğüne Kavuştu Gece yarısına doğru açıklanan ara kararla; Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurddaş, Kadir Öztürk, Sabri Caner Kırca, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Esra Huri Bulduk, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Mustafa Bostancı, Baran Gönül ve Zehra Keleş hakkında yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye kararı verildi. Kararın ardından Ekrem İmamoğlu, serbest kalan isimlere sarılarak "Mücadeleye devam" mesajı verdi. İmamoğlu'ndan Heyete: "Adalet Gecikirse Ülke Batar" Karar öncesi söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iddianameyi "siyasi bir darbe" ve "iftiraname" olarak nitelendirdi. Avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutukluluğuna ve ailelerin yaşadığı mağduriyete isyan eden İmamoğlu, tarihten örnekler vererek yargıçlara seslendi: "Adalet gecikirse ülke batar... Devlet eş üzerinden tehdit eder mi, kadim devletimize bu yakışır mı? Baba için evlat rehin alınır mı? Sadece beyanlarla insanlar tutuklu kalmaya devam edecek... Hadi oradan! 2 milyon dolar ver tahliye ettireceğim diyen avukatlar nerede? Elini kolunu sallayarak geziyor. Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın, ben buradayım." Cezaevindeki Trajediler ve 'Düşman Hukuku' İsyanı Duruşma boyunca avukatların anlattığı cezaevi şartları ve iddianamedeki akılalmaz iddialar dikkat çekti: Silivri'de Düğün ve Sansür: Gürkan Akgün'ün avukatı ve aynı zamanda eşi olan Sinem Keleş Akgün, tutuklama sonrası Silivri Cezaevi'nde evlendiklerini, ancak ücretini ödemelerine rağmen "Ekrem Başkan'ın görüntüsü yasak" denilerek düğün fotoğraflarının kendilerine verilmediğini açıkladı. Hastanelik Eden İhmal: Tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal'ın zatürre teşhisiyle acilen hastaneye kaldırıldığı, öncesinde çağrılan ambulansın "durumu o kadar kötü değil" diyerek müdahale etmediği belirtildi. Mazgaldan İlaç ve Tecrit: Güldem Şık'ın avukatı, intihar şüphesi bahanesiyle müvekkiline tecrit uygulandığını ve hapishane görevlilerinin ilaçları verirken "Ağzını mazgala yaklaştır, ilacı ağzına koyacağız" diyerek insanlık dışı muamele yaptığını anlattı. "Ongun, Goebbels'ten Kötü Gösterilmiş" ve "Kürsü Zararı" İddianamenin mantığına yönelik eleştiriler de oldukça sertti. Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, müvekkilinin hiyerarşik olarak kendi üstündeki kişilere talimat verdiğinin iddia edildiğini belirterek, "Savcılığa göre Ongun, Goebbels'ten kötü bir insan" dedi. Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı'nın avukatı ise "kamu zararı" iddialarını salondaki eşyalar üzerinden çürüttü: "Heyetin oturması için kürsü, masa, mikrofon aldık; iddianame bunların hepsine 'kamu zararı' diyor. İyi de biz şu an bu sıraları kullanıyoruz, siz heyet olarak o kürsüyü kullanıyorsunuz. Kamu zararı nasıl oluşuyor?"
Suçu İmamoğlu'nun Avukatı ve Kayınbiraderi Olmak!
Başlık: Suçu İmamoğlu'nun Avukatı ve Kayınbiraderi Olmak!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 01.04.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 14. gününde tutuklu sanıkların avukatları tahliye taleplerini mahkeme heyetine sundu. İddianamedeki mantık hatalarına yönelik sert eleştiriler, gizlenen lehte delillerin ifşası ve sanık yakınlarının duygusal savunmaları güne damgasını vurdu. Tüm gözler, yarın (Perşembe) akşam saatlerinde açıklanacak olan tarihi ara karara çevrildi.

Ayrıntılı İçerik
"Suçu İmamoğlu'nun Avukatı ve Kayınbiraderi Olmak" Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın savunmasını yapan Tora Pekin, avukatlık mesleğinin suç haline getirildiğini belirterek, itirafçı Adem Soytekin'in yalan beyanlarına isyan etti: "Hani baskı altındaydı? İfade verebilmiş. Yalanınız batsın." Benzer bir tepki, Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Cevat Kaya'nın avukatından geldi. İBB ile hiçbir iş yapmayan müvekkilinin 12 aydır haksız yere yattığını belirten avukat, "Babanızı seçemezsiniz, kayınpederinizi seçersiniz derler ya, Cevat Kaya da kayınbiraderini seçti diyorlar. Suçu Ekrem İmamoğlu'nun kayınbiraderi olması" dedi. Öcalan'ın İddianamesi 168, İBB'nin 4 Bin Sayfa! Murat Kapki'nin avukatı Fikret Araz, 30 yıllık eski bir savcı olarak davanın işleyişini sert sözlerle eleştirdi. Araz, Hizbullah davasının 180, Abdullah Öcalan davasının 168 sayfa olduğunu hatırlatarak, İBB davasında yazılan 4 bin sayfalık iddianamenin içinin boş olduğuna ve "para aklama" iddialarının magazinel bir anlatımdan ibaret olduğuna dikkat çekti. Ofisboya Tutuklama, Cumhurbaşkanı'nın Açtığı Restorana Örgüt Suçlaması İddianamedeki çelişkileri gözler önüne seren iki savunma salonda dikkat çekti: "En Sorumsuz Kişi" Tutuklu: Ahmet Güldü'nün avukatı, müvekkilinin şirkette sadece bir "ofisboy" olduğunu, resmi kurumlarda evrak işi yapabilsin diye verilen vekaletname yüzünden "örgüte yardımdan" tutuklandığını belirtti. Erdoğan'ın Açtığı Restoran: Seza Büyükçulha'nın avukatı, müvekkili ile Fatih Keleş arasında irtibat kurulamayınca doğrudan İmamoğlu ile bağlandığını belirtti. Büyükçulha'nın restoranını 6 bakan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açtığını vurgulayan avukat, "İlçe başkanı 'Seni kim alabilir, restoranını Cumhurbaşkanı açtı' demiş" diyerek durumu özetledi. Gizlenen Deliller ve Adnan Oktar Detayı Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı, müvekkilinin Adnan Oktar'ın eski malikanesinin yıkımını bizzat yöneten kişi olduğunu ve İçişleri Bakanlığı'nın müvekkilini suçsuz bulan bir raporu olmasına rağmen bunun iddianameden gizlendiğini açıkladı. Eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy'un avukatı da dosyada müvekkili aleyhine delil olmadığını, aksine İstanbul Valisi Davut Gül imzalı lehine bir delil bulunduğunu belirtti. "Evin Babası Olma Sorumluluğunu Artık Taşımak İstemiyorum" Günün en duygusal anları, Hakan Aplak'ın hem avukatı hem de kızı olan Ece Nur Aplak'ın savunmasında yaşandı. Babasının cilt kanseri geçmişi, tansiyon ve vertigo hastalıklarına dikkat çeken genç avukat, "Evde tek çalışan biri olarak evin babası olma sorumluluğunu üstlendim. Bu sıfatın ağırlığını daha fazla taşımak istemiyorum. Babamı tahliye edin" diyerek mahkeme heyetine seslendi. Bir diğer tutuklu Nazan Başelli'nin avukatı da müvekkilinin 4 farklı belediye başkanı döneminde uyarı dahi almadan çalıştığını ve 1 yıl önce kalp krizi geçirdiğini belirterek tahliye talep etti. İmamoğlu'ndan Salona Mesaj Duruşmaya verilen arada sanıkların salondan çıkarılmamasını fırsat bilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu izleyicilere dönerek, "İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum. Burada bir mücadele veriyoruz. Sizin de gönülden geldiğinizi görüyorum" dedi.
Bu Bir Hissiyatnamedir!
Başlık: Bu Bir Hissiyatnamedir!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 31.03.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 13. gününde tahliye talepleri görüşülürken, duruşma savcısı 7 kişinin tahliyesini istedi. Avukatların iddianameye yönelik "hissiyatname" ve "isim/kişi karıştırma" eleştirileri güne damgasını vururken, mahkeme heyeti ara karar (tahliye kararları) için Perşembe akşamı saat 20.30'u işaret etti.

Ayrıntılı İçerik
Savcıdan 7 Kişiye Tahliye Talebi Duruşmada savcılık; Kadriye Kasapoğlu, Fatih Yağcı, Ebubekir Akın, Davut Birlik, Evren Şirolu, Ali Üner ve Sırrı Küçük'ün tahliyesini talep ederken, diğer tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Ancak bu mütalaa, tahliye talep edilmeyen avukatlar tarafından "Hangi objektif kriterlerle bu talep yapıldı? Kişiler arasında ayrıma gidilmiştir" şeklinde eleştirildi. "Diğer Mehmet Karataş'ın HTS'si Bize Gelmiş, Bugün Tutukluyuz" Dünkü duruşmada ortaya atılan "yanlış kişi" şoku bugün de farklı bir isimle gündeme geldi. İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş'ın avukatı Canberk Uygur dünkü iddiasını yineleyerek, müvekkilinin dosyada bulunan başka bir "Mehmet Karataş" ile karıştırıldığını ve o kişinin HTS kayıtları yüzünden müvekkilinin tutuklu olduğunu savundu. Bir benzer hata da Mehmet Çağlar Kuru'nun savunmasında ortaya çıktı. Avukatı, 19 yıldır İBB'de çalışan müvekkilinin iddianamede "Savunma Elektronik'te çalışıyormuş gibi" gösterildiğini ve başka bir isimle (Hüsnü Şen) karıştırıldığını ifade etti. "Bu Bir İddianame Değil, Hissiyatnamedir" Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, müvekkilinin tutuklanma gerekçesinin iddianamede yer almadığını belirterek, "Bu bir iddianame değil hissiyatnamedir" çıkışında bulundu. Birçok avukat, müvekkillerinin sadece itirafçı/etkin pişmanlık beyanlarıyla, somut delil veya HTS kaydı olmaksızın 10 aya yakın süredir tutuklu bulunduğunu vurgulayarak bu duruma isyan etti. İmamoğlu: "Bu Nasıl Bir Durumdur, Yazıktır!" "Ekrem Edit" isimli sosyal medya hesabının yöneticisi olduğu iddia edilen Mahir Gün'ün avukatı, savcılığın "fotoşoplu bir görseli alıp araştırmadan iddianameye koyduğunu" belirtti. Bunun üzerine söz alan Ekrem İmamoğlu, durumu şaşkınlıkla karşılayarak; "Bu genç adamı ben tanımıyordum. Burada tanıdım. Soyadından dolayı onu casusluk dosyasındaki Hüseyin Gün ile karıştırıyordum. Bu nasıl bir durumdur, yazıktır!" diyerek tepki gösterdi. Karar Perşembe Akşamı 20.30'da Duruşma sonunda mahkeme başkanı, Perşembe akşamına kadar henüz savunmasını yapmayan isimlerin tahliye taleplerini dinlemeye devam edeceklerini ve Perşembe akşamı saat 20.30 sularında ara kararı (kimlerin tahliye edileceğini) açıklayacaklarını duyurdu.
Burası Naklen mi Yayınlanıyor?
Başlık: Burası Naklen mi Yayınlanıyor?
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 30.03.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 12. gününe; bir itirafçının "Ben yandıysam herkesi yakacağım" şeklindeki kan donduran şantajı, savcılığın SGK ve Valilik belgelerini hiçe sayarak tutuklama talep etmesi ve Ekrem İmamoğlu'nun "Burası naklen mi yayınlanıyor?" çıkışı damga vurdu. Duruşma sonunda mahkeme başkanı, tahliye talepleri için karar günü olarak Perşembe akşamını işaret etti.

Ayrıntılı İçerik
"Ben Yandıysam Herkesi Yakacağım!" Günün en şoke edici savunmasını İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş yaptı. Kendisine iftira atıldığını belirten Karataş, itirafçı Mustafa Mutlu'nun kendisine, "8 ay önce doğan çocuğumu hala görmedim. Ben yandıysam, elimden geldiği kadarıyla herkesi yakacağım" dediğini ve yalan beyanlarla kendisini hapse attırdığını mahkemeye aktardı. Ayrıca Karataş'ın avukatı İrem Akyüz, trajikomik bir gerçeği ifşa ederek; dosyada yer alan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen HTS kayıtlarının aslında "başka bir Mehmet Karataş'a" ait olduğunu belirterek, "Diğer Mehmet Karataş'ın HTS'si bize gelmiş, biz bu yüzden tutukluyuz" dedi. İmamoğlu'ndan Tepki: "Burası Naklen mi Yayınlanıyor?" İmamoğlu, duruşmada ilginç bir detaya dikkat çekti. Kendi yaptığı savunma nedeniyle hemen o sabah soruşturma başlatıldığını öğrenen İmamoğlu, mahkeme heyetine "Burası izleniyor mu? Naklen yayın mı var?" diye sordu. Mahkeme başkanı ise bu soruya "Bilmiyorum" şeklinde yanıt vermekle yetindi. Savcılık Valiliği ve SGK'yı Hiçe Saydı İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın avukatı Abuzer Uzun, iddianamedeki çelişkileri resmi devlet belgeleriyle çürüttü: SGK Raporu Yalanlandı: Savcılığın "iihaleyi alan firmanın SGK borcu var" iddiasının yalan olduğunu bizzat Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen resmi belgeyle kanıtladı. Belgeye rağmen savcının tutuklama istediğini belirten Uzun, savcılığın resmi belge yerine ihale mevzuatından anlamayan bir bilirkişinin raporunu baz aldığını söyledi. Valilik ve Danıştay "Usulsüzlük Yok" Dedi: Avukat Uzun, ihaleyle ilgili AK Partili avukat Ogün Kuzu'nun ihbarının İstanbul Valiliği ve Danıştay tarafından incelendiğini ve "usulsüzlük yoktur" kararı verildiğini hatırlatarak, "Tam bu noktada savcı çıkıyor, 'usulsüzlük vardır' diyor" diyerek duruma isyan etti. "Fatih Abi" Krizi Çözüldü Savcının iddianamede geçen "Fatih abi yüzde 5 al derse yeter" mesajındaki kişinin tutuklu Fatih Keleş olduğunu ima etmesi üzerine Avşar, mesajdaki kişinin Keleş değil Fatih Gültekin olduğunu, Keleş'i tanımadığını ve kendisine "abi" diyecek bir samimiyeti olmadığını belirtti. Tahliye Kararları Perşembe Günü Günün sonunda mahkeme başkanı, Perşembe akşamına kadar savunmaların ve tahliye taleplerinin dinleneceğini, Perşembe akşamı 20:30 sularında ise ara kararın (tahliye kararlarının) açıklanacağını duyurdu.
Beni Yakın Ama Bu Vebale Girmeyin!
Başlık: Beni Yakın Ama Bu Vebale Girmeyin!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 26.03.2026

Kısa Açıklama
BB Davası 11. Gün Özeti: "Beni Yakın Ama Bu Vebale Girmeyin!" ve Hastaneye Kaldırılan Başkan İBB Davası'nın 11. celsesinde; İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın isyanı, yeğen Murat Keleş'in "Aynı aileden 4 erkek tutukluyuz" çığlığı ve avukatların iddianameyi adeta lime lime eden teknik eleştirileri ön plandaydı. Dün savunma yapan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'ın gece hastaneye kaldırıldığı haberi ise güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Ceyhun Avşar'ın İsyanı: "15 Milyar Tasarruf Ettim, Yargılanıyorum" İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar, ihalesine fesat karıştırıldığı iddia edilen metro projesinde 15 milyar lira tasarruf sağladığını belirterek mahkeme heyetine isyan etti. İhaleyi kazanan firmanın Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli'ni yaptığını, hatta Cumhurbaşkanlığı'ndan ödül aldığını belirten Avşar, firmanın SGK borcu olduğunu bilmelerinin mümkün olmadığını ifade etti. Savunmasında duygusal anlar yaşayan Avşar, mahkemeye şöyle seslendi: "Beni burada tutun! Ben burada kalmam gerekiyorsa, yanmam gerekiyorsa yakın. Yakabilen yaksın! Ama böyle yapmayın. Büyük vebal var ama yapmayın!" Avşar'ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu da söz alarak Vali Davut Gül'e atıfta bulundu: "Valiliğin ismi geçti. Her konuya mesaj yetiştiren Vali, bu konuya yanıt verecek mi?" "Amcamla Kafede Bile Oturmadım, Özgürlükle Tehdit Ediliyoruz" Duruşmanın bir diğer dikkat çeken ismi, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş oldu. "Aynı aileden 4 erkek tutukluyuz, ailemizin kadınları yalnız bırakıldı" diyerek sözlerine başlayan Keleş, tutuklanma nedeninin tamamen "soyadı" ve amcası aleyhinde tanıklık yapmaya zorlanması olduğunu belirtti. Keleş'in avukatı Mert Batur ise durumu şu sert sözlerle özetledi: "Babası, amcasıyla konuşması suç mudur? Bu insanlar tutuklanmadılar, kaçırıldılar, tehdit edildiler. Buradaki insanlar kuvvetli suç şüphesiyle değil; etkin pişman olmaya zorlamak, özgürlüğüyle tehdit etmek amacıyla kapatıldılar." Ayrıca Keleş'in bir diğer avukatı Yağmur Kavak, müvekkilinin küçük kızına "Dışarıdaki inşaat bitince baban gelecek" dediklerini ancak o inşaatın bitmek üzere olduğunu ve çocuğa söyleyecek başka yalanları kalmadığını belirterek duygusal bir tahliye talebinde bulundu. Murat Çalık Gece Hastaneye Kaldırıldı Duruşmanın sabahki bölümünde Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'ın sorgusu yapıldı. Dünkü savunmasında 20 günde 25 kilo verdiğini ve kanser riskini belirten Çalık'ın, gece saatlerinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı avukatları tarafından duruşmada açıklandı. Çalık'ın avukatı Fatih Selami Mahmutoğlu, iddianamenin özensizliğine dikkat çekerek çok kritik bir soru sordu: "Müvekkil örgüt üyeliğinden tutuklu. İrtikap suçundan dava açılmadı, rüşvet suçundan açıldı. Müvekkilim kaç suçtan tutuklu? İddianamede bu bile anlaşılmıyor." Tahliye Kararları Haftaya Mahkeme başkanı, savunmaların uzayacağını belirterek gelecek hafta Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri sanık avukatlarına söz verileceğini ve Perşembe günü tutukluluk değerlendirmesi (tahliye taleplerinin karara bağlanması) yapılacağını duyurdu.
ÇÖKEN İDDİANAME!
Başlık: ÇÖKEN İDDİANAME!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 25.03.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 10. gününde, tutuklu ilçe belediye başkanlarının savunmaları öne çıktı. Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık'ın duygusal şiiriyle bitirdiği savunmasında iddianamedeki çelişkileri tek tek çürütmesi ve Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan'ın avukatının "orantısız rüşvet" iddiasına verdiği yanıt güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Günün ilk savunmasını yapan tutuklu Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu, Torunlar İnşaat'tan 10 milyon dolar (yaklaşık 400 milyon TL) rüşvet istendiği iddiasının mantık dışı olduğunu çarpıcı bir örnekle açıkladı: "Harç ve ceza toplamı 43 milyon TL. Birileri çıkıp '10 milyon dolar verin halledelim' diyor. Muhatap olunan yaptırımın on katı rüşvet istenir mi? Bu paraya on defa ruhsatsız tadilat yapar, cezasını öder. İnsan uydururken bile biraz ölçülü olmalı." Şanlıoğlu ayrıca, MASAK raporlarında Şahan'ın zenginleştiğine dair hiçbir bulgu olmadığını ve müvekkilinin 1989 yapımı mütevazı bir evde yaşadığını vurguladı. "Bakan 'Gidin Müteahhitlerden Araç İsteyin' Dedi, Biz de İstedik" Öğleden sonra savunmasına başlayan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık, iddianamedeki iddialara tek tek yanıt verdi. Pandemi döneminde filyasyon ekipleri için alınan araçların rüşvet gibi gösterilmesine tepki gösteren Çalık, bu talimatın bizzat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan geldiğini açıkladı: "Sayın Bakanımız belediyelere dönerek araç ihtiyacı olduğunu söyledi. 'Ben size nasıl yapacağınızı anlatmayayım. Bölgenizde müteahhitler, iş insanları vardır. Gidin durumu anlatın' dedi. Biz de anlattık, istenen araçları ilçe sağlık müdürlüğüne teslim ettik." Çalık, kendisine rüşvet iftirası atan Uğur Güngör'ün ifadelerindeki tutarsızlıklara dikkat çekerek mahkemeye rest çekti: "Benim adli sicil kaydımı sorgulayın, hiçbir şey bulamazsınız. Ancak Uğur Güngör'ün sabıka kaydında 200'den aşağı kaydı varsa bütün suçlamaları kabul edeceğim." Ayrıca iddianamede yer alan "Adem Soytekin’e devredilen daireler Hasan İmamoğlu’na geçti" iddiasının da tamamen yalan olduğunu, tapu kayıtlarına bakıldığında böyle bir devrin olmadığının çok net görüleceğini ifade etti. Cezaevinde 20 günde 25 kilo verdiğini ve kanser riskinin nüksettiğini belirten Çalık, "Tutukluluğumun devamını haklı kılacak bir sebep kaldığını düşünmüyorum" dedi. Şiirli Veda Günün hareketli anlarından biri de duruşma esnasında yaşandı. Salonda gizlice görüntü kaydı aldığı iddia edilen bir izleyici, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla jandarma tarafından duruşma salonu önünde gözaltına alındı. Çalık, yaklaşık 5 saat süren savunmasını kendi yazdığı duygusal bir şiirle tamamladı: "Bileklerine kelepçeler taksalar da, Gecenin içinde saklasalar da, Duygularını serbest bıraksalar da, Yalnızlık değildi yaşadıklarım. Demir kapıları kapatsalar da, Günleri sana saydırsalar da, İçinde yangınlar çıkartsalar da, Umutsuzluk değildi yaşadıklarım."
"Gelecekten Gelip Rüşvet Vermişler!"
Başlık: "Gelecekten Gelip Rüşvet Vermişler!"
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 24.03.2026

Kısa Açıklama
İBB davasının 9. celsesinde; Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan'ın ranta geçit vermediği için tutuklandığını savunduğu çarpıcı ifadeleri, sanık Altan Ertürk'ün avukatının ortaya çıkardığı "zamanda yolculuk" rüşvet çelişkisi ve Ekrem İmamoğlu'nun siyasilere yönelik engellemelere tepkisi güne damgasını vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Günün en çok konuşulan anı, tutuklu sanık Altan Ertürk'ün avukatı Haydar Sığınak'ın savunmasıydı. İddianamedeki mantık ve tarih hatalarını tek tek ifşa eden Sığınak, rüşvet suçlamasının kurgusunu şu sözlerle çökertti: "Müvekkilim hakkındaki rüşvet iddiası 2023 yılına dayanıyor ancak rüşvete konu olan karar 2025'te alınmış. Yani 2 yıl sonrasına gidip karar alıyor, sonra 1 yıl öncesine gidip parayı çekip günümüze gelip parayı verdiğini söylüyor! Üstelik paranın verildiği iddia edilen tarihten 10 gün önce iskan zaten alınmış. Aldığınız iskan için neden para ödediniz?" Altan Ertürk ise savunmasında, 143 eylemin yalnızca "çeyreğinden" suçlandığını ve aleyhinde ifade veren kişinin bile olaya gözüyle şahit olmadığını itiraf ettiğini vurguladı. Şişli Belediye Başkanı Şahan: "Rant İstediklerini Yapmadığım İçin Tutukluyum" Öğleden sonra savunmasına başlayan Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan, tutukluluk nedeninin İstanbul'daki ranta direnmek olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imam hatipten arkadaşı Aziz Torun'a ait Torun Center'daki deprem ve yangın güvenliği eksiklikleri nedeniyle kesilen cezaları hatırlatan Şahan, "Başımda müfettişler, bakanlar... Burası Çemişgezek Belediyesi mi? Mehmet Torun'a neden ceza ödemesi gerektiğini anlattım. Emrah Şahan bu yüzden tutuklu. Müteahhitlerin istediğini yaptığım için değil, yapmadığım için tutukluyum" dedi. Şahan ayrıca, İstanbul Valisi Davut Gül'ün kendisini çağırarak, "Şişli’de her yerde gökdelen var, bir tane daha olsun"dediğini ancak bu talebi reddettiklerini iddia etti. Savunmanın ardından söz alan İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan'a dönerek, "Görev yaptığımız dönemde usulsüz, hukuksuz ya da menfaat odaklı bir talepte bulundum mu? Firma yönlendirdim mi, ihale alsın dedim mi?" diye sordu. Şahan'ın yanıtı net oldu: "Yok başkanım. Ekrem İmamoğlu yetki alanımıza karışmadı. Savcılık beni sorgularken 'Ekrem İmamoğlu'nun her dediğini yapıyor muydunuz?' diye sordu. Biz doğruya doğru yanlışa yanlış deriz diyerek yanıt verdim." Duruşmanın sonunda salon kapısında yine kriz yaşandı. Milletvekillerimiz Turan Taşkın Özer, Seyit Torun, Mahmut Tanal ve Özgür Karabat'ın başsavcılık kararıyla duruşma salonuna alınmamasına Ekrem İmamoğlu çok sert tepki gösterdi. Mahkeme heyetine seslenen İmamoğlu, "Sizin işinizi kolaylaştırmak için her türlü şeyi yapmaya hazırız. Şurası siyasetten sıyrılsın. Birilerinin buraya siyaset sokmasına izin vermeyin" dedi. Bu gerginliğin ardından mahkeme heyeti duruşmayı bitirdi.
“TABLOLAR ÇÖP NİTELİĞİNDEDİR”
Başlık: “TABLOLAR ÇÖP NİTELİĞİNDEDİR”
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 23.03.2026

Kısa Açıklama
İBB Davası'nın bayram sonrası görülen 8. celsesine; Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın rüşvet iddialarını verilerle çürütmesi, avukatların iddianamedeki tarih ve rakam hatalarını tek tek ifşa etmesi ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savcılık makamına yönelik sert sözleri damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Geçtiğimiz celsede savcılığın sunduğu "Aylık 20 milyar bütçe" tablosunun yalanlanmasının ardından, savcılık duruşmaya yeni bir grafikle geldi. Ekrem İmamoğlu söz alarak bu duruma çok sert tepki gösterdi: "İddia makamının sunmuş olduğu tablolar çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı." İmamoğlu ayrıca Ali Sukas’a, "Size dayatma yaptım mı, AK Partili olanları işten çıkart dedim mi?" diye sordu. Sukas bu soruyu, "Kesinlikle hayır" diyerek yanıtlarken, İBB'de AK Parti döneminden beri aynı görevi yürüten çalışanların olduğu vurgulandı. Ali Sukas İddiaları Çürüttü: "HTS Kayıtları İşyerinde Ortak Baz, Çok Doğal" Savunmasına devam eden Ali Sukas, hakkındaki rüşvet iddialarının tek dayanağının HTS kayıtları olduğunu belirterek şunları söyledi: • "Tedarikçi firmalar işini halletmeye [Ağaç AŞ binasına] geldiği zaman ortak baz vermemiz kadar doğal bir şey yok." • Rüşvetin verildiği iddia edilen iş yerinde ise hiçbir baz kaydının bulunmadığını vurguladı. • İtirafçıların "ödemelerde gecikme yapılıp rüşvet istendiği" iddialarını resmi verilerle yalanladı: Kendi dönemlerinde ortalama vade 68 gün iken, önceki 5 yıllık dönemde 57 gün olduğunu, ortada olağandışı bir gecikme veya şantaj durumu olmadığını kanıtladı. Avukattan 'Kurgu' İsyanı: "Ekranda Savaştık, Silahlarımız Eşit Değil" Sukas'ın avukatı Kaptan Yılmaz'ın savunması, iddianamedeki somut çelişkileri gözler önüne serdi. Kendi hazırladıkları tablonun ekrana yansıtılması talebi mahkeme başkanı tarafından reddedilen Yılmaz, "Silahlarımız eşit değil. Savcının MASAK'tan belge isteyip geçen celse ortaya çıkan yalanı doğrulamaya çalışmasını takdirinize bırakıyorum" dedi. Avukat Yılmaz iddianamedeki mantık hatalarını şu sözlerle özetledi: • Tarih Çelişkisi: İtirafçı "Eylül ayında buluştuk" derken, savcılık bunu hiçbir veri olmadan iddianamede "Ekim" ayına çekerek senaryoya delil uydurdu. • Rakam Çelişkisi: İtirafçı "30 bin Euro verdim" diyor, ancak banka kayıtlarında aylar sonra şirketten çekilen para 22 bin Euro. • Buluşma Çelişkisi: 6 yılda 36 kez buluşulduğu iddia ediliyor ancak dosyada topu topu 6 adet baz kaydı eşleşmesi var. Salonda "kör noktaya" itilen gazeteciler, geçtiğimiz günlerde tutuklanan meslektaşları İsmail Arı'yı unutmayarak yakalarına "Gazetecilik suç değildir"ve "İsmail Arı'ya özgürlük" yazılı stickerları taktı.
"Önüne Koydukları İsmi Söylüyor."
Başlık: "Önüne Koydukları İsmi Söylüyor."
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 18.03.2026

Kısa Açıklama
İBB davasının bayram tatili öncesindeki 7. celsesinde; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mahkeme heyetine yönelik uyarıları, itirafçı avukatının "yönlendirme" sorusu ve Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın iddiaları çürüten savunması öne çıktı. Bayram öncesi yapılan tutukluluk değerlendirmesi talepleri ise reddedildi.

Ayrıntılı İçerik
Duruşma başlangıcında söz alan Ekrem İmamoğlu, salondaki kısıtlamalara ve siyasilere yönelik engellemelere tepki gösterdi. CHP'nin bu dosyada suçlu gibi gösterilmeye çalışıldığını belirten İmamoğlu, mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi: "CHP İl Başkanı'nın içeri girişi bile adeta bir lütuf gibi sunuluyor. Jandarmayla karşı karşıya gelinmesini istemiyoruz. Sizin de işinizi huzurla yapabilmeniz için sorumluluk almaya hazır olduğumuzu taahhüt ediyoruz. Bayram tatilini bu konuları düşünmek için iyi değerlendirin." Mahkeme başkanı ise bu sözlere, ailelerin ve siyasilerin girişine kısıtlama getirilmediğini savunarak yanıt verdi. "Gözünle Görmesen Bile Şüphelendin mi?" Krizi Günün en çok tartışılan anı, Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or’un savunması sırasında yaşandı. İtirafçı Ümit Polat'ın avukatı Sevgi Dağdemir, Murat Or'a "Ali Sukas'ın para aldığını gördünüz mü?" diye sordu. "Hayır" yanıtını alınca sorusunu, "Gözünüzle görmemiş olsanız bile Ali Sukas’ın para aldığına dair ciddi şüpheleriniz oluştu mu?" şeklinde değiştirdi. Bu soru, "itirafçının avukatı sanığı yönlendirmeye çalışıyor" gerekçesiyle salondaki diğer avukatların büyük tepkisini çekti. Murat Or ayrıca, savcılıkta verdiği ifadenin iddianameye farklı ve çarpıtılarak aktarıldığını belirtti. Ali Sukas: "Önüne Koydukları İsmi Söylüyor" Öğleden sonraki oturumda savunmasına başlayan Ağaç ve Peyzaj AŞ Genel Müdürü Ali Sukas, hakkındaki iddiaları tek tek yanıtladı. Görev süresi boyunca 120-200 arasında dosyanın denetlendiğini ve hiçbir yolsuzluğa rastlanmadığını vurgulayan Sukas, davanın gizli tanık 'Gürgen' ve itirafçı 'Ümit Polat'ın asılsız beyanları üzerine kurulduğunu belirtti: "Benim üzerimden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e, oradan da Ekrem İmamoğlu’na bağlanıyor. İtirafçı önüne koydukları ismi söylüyor. (...) Bir örgüte üye olsam ilk önce yakınımdakileri (şoför, özel kalem) değiştiririm, ben kimseyi değiştirmedim." Sukas ayrıca, eşinin milletvekili adaylığı sürecinde firmalardan destek istendiği iddialarını da kesin bir dille yalanlayarak, o dönem tüm odağının deprem bölgesi ve işi olduğunu ifade etti. Tahliye Taleplerine Ret, Duruşma Bayram Sonrasına Kaldı Ali Sukas'ın savunması bitmemesine rağmen mahkeme başkanının "Toparlayalım" uyarısıyla duruşma sonlandırıldı. Avukatların bayram öncesi tutukluluk durumlarının yeniden değerlendirilmesi talebi ise mahkeme tarafından reddedildi. Sanıklar birbiriyle bayramlaşarak salondan ayrılırken, İmamoğlu da "İyi bayramlar" dileyerek duruşmaya veda etti. Dava, bayram tatilinin ardından kaldığı yerden devam edecek.
7 Yıl Yatarım, İftira Atmam
Başlık: 7 Yıl Yatarım, İftira Atmam
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 17.03.2026

Kısa Açıklama
İBB davasının 6. celsesinde; gazetecilerin salonun "kör noktasına" sürülmesi, siyasilere yönelik giriş engelleri ve tutuklu sanıkların itirafçılık baskılarını ifşa etmesi öne çıktı. Günün en çarpıcı tespiti ise sanık avukatı Özer Kırca'dan geldi: "Bu davadan Ekrem İmamoğlu’nu çıkarın, basit bir rüşvet davasına dönüyor."

Ayrıntılı İçerik
Basına 'Kör Nokta' ve Siyasilere Kapı Engeli Duruşma, dün krize neden olan gazetecilerin yerinin değiştirilmesiyle başladı. Basın mensupları salonun en uzak ve kör noktasına oturtulurken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu gazetecilere "Size bu yapılan, buranın en net işaretidir" diyerek destek verdi. Gerginlik salon kapısında da devam etti. CHP heyetinden yalnızca 10 kişilik bir ekibin girişine izin verilirken, salona alınmayıp kapıda bekletilen İBB Başkanvekili Nuri Aslan duruma, "Yolunu asfaltladığımız yere bizi almıyorlar" diyerek tepki gösterdi. Duruşmada tutuklu sanık Hüsnü Yüksel Tunar'ın savunması dikkat çekti. İBB ile ilk işini 1997'de, Recep Tayyip Erdoğan döneminde yaptığını belirten Tunar suçlamaları reddetti. Avukatı Özer Kırca ise davanın siyasi hedefini şu sözlerle özetledi: "Bu davadan 16 milyon insan tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu çıkarın, basit bir rüşvet davasına dönüyor. Mahkemenizin bunu bilmesi lazım. Çok sayfa yazınca çok şey var gibi düşünülüyor ama durum bu değil." İtirafçılık Baskısı: "7 Yıl Yatarım, İftira Atmam" Sanık savunmalarında "itirafçı yapma" baskıları bir kez daha gün yüzüne çıktı. Tutuklu sanık Evren Şirolu'nun avukatı Emre İncula, müvekkilinin itirafçı olmaya zorlandığını belirterek, Şirolu'nun "7 ay değil, 7 yıl yatarım; kimse hakkında iftirada bulunmam" dediğini aktardı. Bir diğer sanık Ali Üner ise itirafçı Ümit Polat'ı yalanladı. Polat'ın etkin pişmanlıktan faydalanmak için bu iftiralara başvurduğunu vurgulayan Üner, rüşvet iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi. Tutuklu sanık Fatih Yağcı da gizli tanık 'Gürgen'in ifadelerini kesin bir dille yalanlayarak HTS kayıtlarındaki ortak baz çakışmalarının fiziki koşullardan kaynaklandığını belirtti. Duruşmada dikkat çeken bir diğer an ise mahkemenin soru engeli oldu. Sanık avukatlarından birinin, itirafçı Ümit Polat’a resmi ifadesinden bir gün önce savcıyla yaptığı 2 saatlik görüşmenin içeriğini sorması mahkeme başkanı tarafından "Geçen hafta cevap verilmişti" denilerek engellendi.
BAŞLAMADAN BİTEN DURUŞMA
Başlık: BAŞLAMADAN BİTEN DURUŞMA
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 16.03.2026

Kısa Açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 5. günü; sabahın erken saatlerinde başlayan olağanüstü güvenlik önlemleri, basına yönelik 'Turkuaz Kart' dayatması ve duruşma salonunda yaşanan milletvekili-cübbe gerginliği sebebiyle hiç başlayamadan ertelendi.

Ayrıntılı İçerik
Gergin biten 4. duruşmanın ardından, kampüs girişinde uzun araç kuyrukları oluştu ve araçların içeri girmesine izin verilmedi. Basın mensuplarına yönelik kısıtlamalar güne damgasını vurdu. Sadece 'Turkuaz Basın Kartı' olanların telefonlarıyla içeri girmesine ve basın odasını kullanmasına izin verilirken, diğer gazetecilerin telefonlarını teslim ederek izleyici bölümüne geçmeleri istendi. Salona girebilen gazeteciler ise en uzak köşeye, "kör noktaya" yerleştirildi. Cumhurbaşkanı İmamoğlu Sloganları Tutuklu sanıklar ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu salona girdiğinde izleyiciler tarafından alkışlar ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla karşılandı. Ancak asıl kriz, CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer’in duruşma salonuna hukukçu kimliğini vurgulamak amacıyla avukat cübbesiyle gelmesiyle patlak verdi. Jandarmanın Özer'i izleyici bölümüne geçmeye zorlamasıyla başlayan tartışmaya mahkeme heyeti de dahil oldu. Milletvekillerinin izleyici bölümüne geçmesini isteyen mahkeme başkanı, jandarmaya "Zorla çıkarın" talimatı verdi. Başlamadan Gelen Erteleme Yaşanan bu arbede üzerine mahkeme başkanı, duruşmayı hiç açmadan ara vererek salonun boşaltılmasını istedi. Tutuklu sanıklar ve seyirciler dışarı çıkarıldı. Salon girişinde yaklaşık bir saat boyunca "Heyet gelsin, duruşma başlasın" sloganları atan kalabalığın bekleyişi, mahkemenin "düzen sağlanamadığı" gerekçesiyle duruşmayı yarına ertelemesiyle son buldu. Erteleme kararının ardından salonda bekleyişini sürdüren milletvekilleri adına konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, mahkemenin tutumunu şu sözlerle eleştirdi: "Perşembe günü gazeteciler, bugün de hukukçu milletvekili kalksın diyor, yarın da aileler mi kalksın diyecek?" Günün sonunda ise "kör noktaya" itilen gazeteciler, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne resmi bir dilekçe vererek duruma isyan etti: "Duruşma salonunda sizler gibi tarafsızız. Halkın haber alma hürriyetinin birer temsilcisiyiz. Duruşma salonunun en kör noktasında tutuluyoruz."
BUGÜNLER DE GEÇER!
Başlık: BUGÜNLER DE GEÇER!
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 12.03.2024

Kısa Açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 4. gününe; itirafçıların çelişkili ifadeleri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "İftira makamı" çıkışı, salondaki duygusal anlar ve mahkeme başkanının gazetecilerin yerini değiştirmek istemesiyle duruşmayı ertelemesi damga vurdu.

Ayrıntılı İçerik
Duruşma sabahı, izleyiciler arasında birbirlerinin fotoğraflarını çeken aileleri uyaran mübaşir ile Dilek İmamoğlu arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. İmamoğlu, "Her sabah bir gerginlik çıkarıyorsunuz. Bu insanlar bir yıldır suçsuz yere içeride. Bugünler geçer. Gidin bakın bakalım orada haksız yere bir gece yatabilecek misiniz?" diyerek tepki gösterdi. Gerginliğin ardından salonda duygusal bir an yaşandı. İBB’nin tutuklu İmar Daire Başkanı Ramazan Gülten cezaevindeyken dünyaya gelen kızı Maya’nın ilk kez "baba" dediği haberi, seyirciler tarafından Gülten'e duyuruldu. "Duydum Dedim, Gördüm Demedim Ki!" Günün en kritik anları, itirafçı Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın savunmasında yaşandı. Hakim, Polat'a etkin pişmanlık ifadelerini ve seçim döneminde para toplandığı iddialarını sorduğunda Polat, "Ben para istendiğini görmedim. Duydum dedim, gördüm demedim ki" diyerek iddialarının yalnızca duyuma dayandığını itiraf etti. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu söz alarak, "İddia makamı yalan bir tabloyu soramaz. İftira makamı" diyerek savcılığa tepki gösterdi. Savcının "Hakaret ediyor, gerekeni yapın" talebine mahkeme başkanı, "Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim" yanıtını verdi. İtirafçı Polat'ın ifadesindeki "Ağaç A.Ş.'nin 20 milyar bütçesi olduğu" yönündeki tablo iddiaları da çökertildi. Ağaç A.Ş.’nin tutuklu Genel Müdürü Ali Sukas'ın "Ağaç A.Ş.’nin 20 milyar bütçesi var mıydı?" sorusuna Polat "Hayır yok" yanıtını verdi. İmamoğlu duruma şu sözlerle isyan etti: "Aylık 20 milyar ödeme yaptı diye savcılık tablo yapmış. Bu kurumun yıllık bütçesi 5 milyar! Başsavcı görünümlü siyasetçinin liderliğinde çalışan savcılık yaptı bunları!" Duruşmada "avukat baskısı" iddiaları bir kez daha gündeme geldi. Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya, müvekkilini itirafçılığa zorladığını açıkladığı avukat Recep Seyhan'ın, Sırrı Küçük'ü de aynı amaçla ziyaret ettiğinin ortaya çıkması üzerine mahkemenin ihbarda bulunmasını talep etti. Duruşma Ertelendi! Günün sonunda kriz bu kez basın mensuplarıyla yaşandı. Ekrem İmamoğlu'nun gazetecilere konuşmasının ardından mahkeme başkanı, gazetecilerin oturduğu yerin gerekçesiz olarak değiştirilmesini istedi. Gazeteciler bu karara tepki göstererek yerlerinden kalkmayınca, mahkeme başkanı "Düzeni sağlayamıyorum"diyerek duruşmayı Pazartesi gününe erteledi.
BİR TUTSAKLIK DRAMI
Başlık: BİR TUTSAKLIK DRAMI
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 11.03.2024

Kısa Açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının üçüncü gününde; salondaki jandarma gerginliği, tutuklu sanıkların cezaevindeki can güvenliği endişeleri, itirafçıların çelişkili ifadeleri ve İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun TRT'ye yönelik sert tepkisi öne çıktı.

Ayrıntılı İçerik
"El Sallamak Yasak!" Tutuklu sanıkların duruşma salonuna girişinde ailelerine ve izleyicilere selam vermek istemesi jandarma engeline takıldı. Yavuz Saltık'ın jandarma tarafından itilmesiyle başlayan gerginlikte, Dilek İmamoğlu’nun tutuklu kardeşi Cevat Kaya duruma isyan ederek, "40 yıldır bu ülkeye vergi ödüyorum. Bana insan gibi davranın" dedi. Büyüyen tartışma, mahkeme başkanının jandarmaya "El sallayanlara müdahale etmeyin" talimatı vermesiyle yatıştı. Katillerle Aynı Koğuşta Sırrı Küçük'ün cezaevi şartlarını anlattığı savunmasında; 285 gündür tutuklu olan ve can güvenliği endişesiyle 74 kilodan 59 kiloya düştüğünü belirtti. Küçük yaşadığı dehşeti şu sözlerle anlattı: "Bir hükümlü, diğer hükümlünün boğazını kesti. Korkudan günlerce banyoya gidemedim. Kendi bölmemde ağladım. (...) Rüşvet iddiaları mantığa aykırı. Ben salak mıyım binlerce kamera ortasında para alayım? Adli kontrol şartları ne olursa olsun, ben sizden 5 yaşındaki kızıma kavuşmak, onunla oynamak ve uyumak istiyorum." Sırrı Küçük'ün avukatı Hüseyin Cengiz savunmasında çarpıcı bir detayı ifşa etti. Daha önce Fatih Keleş'i cezaevinde ziyaret edip itirafçılığa zorladığı ortaya çıkan avukat Recep Seyhan'ın, Sırrı Küçük'ü de ziyaret ettiğini açıklayan Cengiz, "Sırrı'dan iftiracı olmaz. Şimdi bunu tutanaklara geçirmemizin nedeni borsa müptezellerinin de tarihe not olarak düşürülmesi" ifadelerini kullandı. 5 Milyarlık İşlem İddiası Cinayet koğuşunda kaldığını belirten bir diğer tutuklu sanık Bulut Aydöner ise savunmasında hakkındaki iddiaları reddetti. Aydöner'in avukatı Aysun Okur, müvekkilini tutuklatan itirafçı Serbülend Danış'ın emniyet ifadesinde "ekonomik olarak zor durumdayım" demesine rağmen, 5 milyar liralık hesap hareketleri dökümünü mahkemeye sunarak duruma tepki gösterdi ve suç duyurusunda bulundu. İmamoğlu'ndan TRT'ye: "Haram Zıkkım Olsun" Duruşma sonunda gazetecilere seslenerek "İyi ki varsınız, siz olmasanız sesimiz çıkmazdı" diyen Ekrem İmamoğlu, davadaki MASAK raporu iddialarıyla ilgili dezenformasyon yaptığını belirttiği TRT'ye sert sözlerle yüklendi: "Milletin parasıyla ahlaksızlık yapan TRT'yi kınıyorum. 86 milyonun parasıyla yayın yapan TRT'ye o paralar haram zıkkım olsun."
BU İDDİANAMENİN ADI İFTİRANAMEDİR.
Başlık: BU İDDİANAMENİN ADI İFTİRANAMEDİR.
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 10.03.2024

Kısa Açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının ikinci gününe; Ekrem İmamoğlu'nun etrafına kurulan jandarma barikati, İmamoğlu'nun "iftiraname" çıkışı, avukatların salona alınmaması ve savunmalardaki "ışınlanma" detayları damga vurdu. Salona elinde "Millete Emanet" kitabıyla giren İmamoğlu, izleyiciler tarafından "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla karşılandı.

Ayrıntılı İçerik
Duruşmanın başlangıcında mahkeme heyetinin talimatıyla Ekrem İmamoğlu'nun bulunduğu alanın sandalyeler ve jandarma personeliyle çembere alınması salonda tansiyonu yükseltti. Kendisini diğer sanıklardan ayırmayı hedefleyen bu düzene tepki gösteren İmamoğlu yerine oturmayı reddederek "Ayaktayım" dedi ve diğer sanıklar da ona destek vererek ayağa kalktı. Mahkeme başkanının "Yerinize oturun, her şey bana bağlı" uyarısına İmamoğlu sert bir yanıt verdi: "Bu yaptığınız yüz karasıdır. Alnınıza yapıştı. Boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz? Yargı hakkını tesis edecekseniz bizim de hakkımızı korumanız lazım." İddianame Özeti Okundu Yaklaşık 32 dakika süren iddianame özetinin ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, davanın tamamen siyasi bir operasyon olduğunu vurguladı. Askerlerin salondan çıkarılmasını ve "arkadaşlarının evine gönderilmesini" talep eden İmamoğlu, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Meselenin özü siyasidir. Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır... Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben belediye başkanıyım. Ben bir dahaki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım." Yapay Zeka Mı? Usul tartışmaları sırasında Avukat Dizdar'ın, iddianame ve kararların yapay zekayla yazıldığını iddia etmesi üzerine mahkeme başkanı, "Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum" yanıtını verdi. İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu'nun usule ilişkin önerilerinin dinlenmesi talebi de mahkeme başkanı tarafından reddedildi. "Işınlanma" Kayıtları Mahkeme başkanının ara kararın nisan sonunda verileceğini açıklamasının ardından ilk savunmayı Aykut Erdoğdu yaptı. İtirafçı beyanlarını "hapisten çıkmak isteyen kişinin 12 bölümlük dizisi" olarak nitelendiren Erdoğdu, suçlamaları reddederek, "Vallahi yalan. Ben para falan taşımadım" dedi. Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz ise dosyada delil olarak sunulan HTS (telefon sinyal) kayıtlarındaki fiziksel imkansızlıklara dikkat çekti: • Kayıtlara göre Erdoğdu, Fatih'ten Beyoğlu'na sadece 19 saniyede geçti. • Beyoğlu'ndan Üsküdar'a geçişi ise yalnızca 23 saniye sürdü. Avukat Ersöz, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, baz kayıtlarının ve birbiriyle çelişen itirafçı beyanlarının tutuklamaya gerekçe yapılamayacağını vurguladı.
Biraz Mertliği Varsa Tek Başına Benimle Mücadele Eder
Başlık: Biraz Mertliği Varsa Tek Başına Benimle Mücadele Eder
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 09.03.2024

Kısa Açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının Silivri'de görülen duruşması; yoğun güvenlik önlemleri, mahkeme başkanı ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki sert diyaloglar ve mahkeme heyetinin salonu terk etmesiyle güne damgasını vurdu. Toplam 107 sanığın bulunduğu davada İmamoğlu, savunma yapacak son isim olarak belirlendi.

Ayrıntılı İçerik
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının Silivri'de görülen duruşması; yoğun güvenlik önlemleri, mahkeme başkanı ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki sert diyaloglar ve mahkeme heyetinin salonu terk etmesiyle güne damgasını vurdu. Toplam 107 sanığın bulunduğu davada İmamoğlu, savunma yapacak son isim olarak belirlendi. "Bu Dava Bir Kumpas Davasıdır" Duruşmayı takip etmek üzere Silivri'ye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, süreci sert sözlerle eleştirdi. Özel, "Bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan’ın kendinden sonraki cumhurbaşkanına ve kendinden sonraki iktidara yaptığı darbe girişimidir. Milletin vicdanına toslamıştır" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanıklar ve Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna girdiklerinde izleyiciler ve avukatlar tarafından ayakta alkışlandı. Salondan sanıklara yönelik "İstanbul'un ve cumhuriyetin muhafızları sizinle gurur duyuyoruz" sesleri yükseldi. Söz almak isteyen İmamoğlu'nun mikrofonunun kapatılması ve mahkeme başkanının "Ekrem Bey böyle kafanıza göre devam edemezsiniz. Böyle devam edersen çıkartırım duruşmadan" diyerek "Sen" diye hitap etmesi tansiyonu yükseltti. İmamoğlu bu tutuma, "Bu şekilde yargılamaya başlamanızı yanlış buluyorum" şeklinde tepki gösterdi. "Biraz Mertliği Varsa Tek Başına Benimle Mücadele Eder" Verilen aranın ardından İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir'in güvenlik önlemlerini "Makam araçlarınızı bırakın sivil olarak girin... Ne demek istediğimizi anlarsınız" sözleriyle eleştirdiği duruşmanın sonunda yeniden tartışma çıktı. Mahkeme heyetinin salonu bir kez daha terk etmesinin ardından salona seslenen İmamoğlu, davanın asıl hedefinin kendisi olduğunu belirterek, "Biraz mertliği varsa bu insanları bırakır tek başına benimle mücadele eder" dedi.