Adalet Gecikirse Ülke Batar
Başlık: Adalet Gecikirse Ülke Batar
Konum: Silivri Zindanı
Tarih: 02.04.2026
Kısa Açıklama
İBB Davası'nın 15. gününde, gün boyu süren tahliye taleplerinin ve avukatların çarpıcı savunmalarının ardından beklenen ara karar açıklandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mahkeme heyetine yönelik "Baba için evlat rehin alınır mı?" sözleriyle damga vurduğu gecenin sonunda, mahkeme heyeti oybirliğiyle 18 sanığın tahliyesine karar verdi.
Ayrıntılı İçerik
Beklenen Ara Karar: 18 Kişi Özgürlüğüne Kavuştu
Gece yarısına doğru açıklanan ara kararla; Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurddaş, Kadir Öztürk, Sabri Caner Kırca, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Esra Huri Bulduk, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Mustafa Bostancı, Baran Gönül ve Zehra Keleş hakkında yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye kararı verildi. Kararın ardından Ekrem İmamoğlu, serbest kalan isimlere sarılarak "Mücadeleye devam" mesajı verdi.
İmamoğlu'ndan Heyete: "Adalet Gecikirse Ülke Batar"
Karar öncesi söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iddianameyi "siyasi bir darbe" ve "iftiraname" olarak nitelendirdi. Avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutukluluğuna ve ailelerin yaşadığı mağduriyete isyan eden İmamoğlu, tarihten örnekler vererek yargıçlara seslendi:
"Adalet gecikirse ülke batar... Devlet eş üzerinden tehdit eder mi, kadim devletimize bu yakışır mı? Baba için evlat rehin alınır mı? Sadece beyanlarla insanlar tutuklu kalmaya devam edecek... Hadi oradan! 2 milyon dolar ver tahliye ettireceğim diyen avukatlar nerede? Elini kolunu sallayarak geziyor. Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın, ben buradayım."
Cezaevindeki Trajediler ve 'Düşman Hukuku' İsyanı
Duruşma boyunca avukatların anlattığı cezaevi şartları ve iddianamedeki akılalmaz iddialar dikkat çekti:
Silivri'de Düğün ve Sansür: Gürkan Akgün'ün avukatı ve aynı zamanda eşi olan Sinem Keleş Akgün, tutuklama sonrası Silivri Cezaevi'nde evlendiklerini, ancak ücretini ödemelerine rağmen "Ekrem Başkan'ın görüntüsü yasak" denilerek düğün fotoğraflarının kendilerine verilmediğini açıkladı.
Hastanelik Eden İhmal: Tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal'ın zatürre teşhisiyle acilen hastaneye kaldırıldığı, öncesinde çağrılan ambulansın "durumu o kadar kötü değil" diyerek müdahale etmediği belirtildi.
Mazgaldan İlaç ve Tecrit: Güldem Şık'ın avukatı, intihar şüphesi bahanesiyle müvekkiline tecrit uygulandığını ve hapishane görevlilerinin ilaçları verirken "Ağzını mazgala yaklaştır, ilacı ağzına koyacağız" diyerek insanlık dışı muamele yaptığını anlattı.
"Ongun, Goebbels'ten Kötü Gösterilmiş" ve "Kürsü Zararı"
İddianamenin mantığına yönelik eleştiriler de oldukça sertti. Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, müvekkilinin hiyerarşik olarak kendi üstündeki kişilere talimat verdiğinin iddia edildiğini belirterek, "Savcılığa göre Ongun, Goebbels'ten kötü bir insan" dedi.
Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı'nın avukatı ise "kamu zararı" iddialarını salondaki eşyalar üzerinden çürüttü:
"Heyetin oturması için kürsü, masa, mikrofon aldık; iddianame bunların hepsine 'kamu zararı' diyor. İyi de biz şu an bu sıraları kullanıyoruz, siz heyet olarak o kürsüyü kullanıyorsunuz. Kamu zararı nasıl oluşuyor?"